Hedef kitlenin belirlenmesini takiben, bir sonraki süreç amaçların belirlenmesidir. Genel itibariyle karlılığın artırılması, pazar payının genişletilmesi gibi amaçlar dışında fazla yoğunlaşılmaması ciddi bir stratejik hata olarak karşımıza çıkmaktadır. Hâlbuki aşağıda detaylı olarak anlatılacağı gibi, yeni ürünün pazara sürülmesi (lansman), mevcut ürünün yeniden konumlandırılması, ürün-ambalaj değişiklikleri, mevsimsel talebe göre ürün-hizmetin ayarlanması vb. gibi bir çok iletişim amacı bulunmaktadır. Her biri ise birbirinden tamamen farklı strateji oluşturulmasını gerektirmektedir.

 

Genel olarak bakıldığında geçmişten günümüze iletişim sürecinin asıl amacının ürünün tüketicilerini satın almaya yönlendirmek ve/veya satın alınma sıklığını arttırmak olarak belirlendiği görülmektedir. Ancak günümüzde bu pek mümkün olmamakla birlikte modern anlayışın da önceliği değildir. Satın alma, uzun bir tüketici karar verme sürecinin sonucudur. Bu açıdan işletmenin doğrudan satın alma dışındaki amaçlara da odaklanması gerekmektedir.

 

Günümüzde pazarlama iletişimi kapsamlı gerçekleştirilen faaliyetlerin amaçları belirli ürünler hakkında pazara bilgi vermek, ürünleri tanıtmak, tüketicileri ikna etmek, hatırlatmak ve değer katmak olarak sıralanmaktadır. Ancak bunlar ötesinde, imaj oluşturmak, tüketicilerle duygusal etkileşim kurmak, marka farkındalığını arttırmak, kurum itibarını güçlendirmek, kalite algısını şekillendirmek, ağızdan ağıza iletişimi yönlendirmek, tüketim alışkanlığı kazandırmak, eğitmek gibi çeşitli ürüne bağlı ve üründen bağımsız amaçlar da tanımlanabilmektedir. Hatta tüketici açısından mal ve hizmet haricindeki değer ifade eden öneriler için de (çeşitli fikirler, ortamlar, etkinlikler gibi) iletişim süreci gerçekleştirilebilmektedir. Bu açıdan da değerlendirildiğinde iletişim amaçları çok çeşitli olabilmektedir.