Blog'dan Yazılar

Sizler için profesyonel yazarlarımız ile hazırladığımız makalelerimizi okuyun ve kendinizi geliştirin.

ANDROİD GELİŞTİRİCİ SEÇENEKLERİ İLE NELER YAPILABİLİR?
ANDROİD GELİŞTİRİCİ SEÇENEKLERİ İLE NELER YAPILABİLİR?
Android işletim sistemine sahip olan telefonlar diğer işletim sistemlerini kullanarak onlardan faydalanmakta olan telefonlara, yani bir açıdan rakiplerine oranla özelleştirme seçeneklerinde kullanıcılarına sunmakta oldukları seçeneklerin daha fazla sayıda olması ile öne çıkmayı başarmaktadır. Hiç şüphesiz bu özelleştirmelerin ve kişiselleştirmelerin pek çoğu geliştiriciler seçeneklerinin arasında kendisine yer bulmaktadır. Eğer siz de bu konuya merak duyanlar arasında yer alıyorsanız yazımızın devamında önce geliştirici seçeneklerini sonra bu seçenekleri nasıl kullanacağınızı öğrenebilirsiniz. Keyifli okumalar! Geliştirici Seçenekleri Nasıl Açılır? Android işletim sistemine sahip olan telefonlar içerisinde geliştirici seçenekleri varsayılan ayarlar dahilinde gizli bir şekilde kendisine yer bulmuştur. bu ayarları aktif hale getirebilmek için yani açıp kullanabilmek adına öncelikle ayarlar bölümüne girerek sisteme tıklamanız ve daha sonrasında telefon hakkında bilgileri size sağlayacak olan bölüme giriş yapmanız gerekmektedir. Sonrasında ise artık geliştiricisiniz bildirimini görene kadar sürüm numarasının üzerine dokunmanız ya da tıklamanız gerekiyor. Bildirimi görmeniz halinde ise telefonunuzun ayarlar menüsü içerisine geliştirici seçenekleri dahil edilecektir. Uyanık Kal Söz konusu özelliği aktif yani çalışır hale getirdiğiniz zaman telefonunuzun ekranı şarja takılı halde bulunsa bile kapanmayacaktır. Temel anlamda bakılırsa geliştirici olan kimseler için kullanılmakta olan bu özellik, standart kullanıcılar adına da bazı durumlarda faydalı hale getirilebilir. Örnek olarak twitter ya da benzeri olan bir sosyal medya uygulaması içerisinde anlık verileri görebilmek için bu ayarlardan faydalanmanız mümkün olacaktır. OEM Kilidini Çözmek Blootlader kilidini çözmek, yani açmak, custom şekilde Rom yüklemesi gerçekleştirilirken yapılması gereken ilk şeydir. Bunun da tam olarak açıklamasını şu şekilde yapabiliriz; telefonunuz dahiline herhangi bir sebepten ötürü ROM yükleme işlemi gerçekleştirmeyi düşünmekte iseniz, geliştiriciler seçeneklerinde kendisine yer bulmakta olan bu özelliği kullanmanız ana şartlar arsında er almaktadır. Bu tip uygulama ayarlarını kullanmanız halinde telefon kullanımınızda büyük gelişmeler kazandığınızı fark edeceksiniz. Bu gelişmeler dolayısı ile telefonunuzun kullanımının verimliliğini artıracak ve sizi istediğiniz faaliyetleri rahat bir şekilde ve tam anlamıyla gerçekleştirebilmeniz için kolaylık sağlayacaktır.
ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK
ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK
Artırılmış gerçeklik tanımı, gerçek dünya üzerinde yer almakta olan çevrenin ve içerisindekilerin, bilgisayarlar tarafından üretilmekte olan, ses, GPS, grafik ve görüntülerin zenginleştirilmesi ile mevcut hale getirilmiş olan canlı ya da dolaylı olan fiziksel görünümdür. Söz konusu olan bu kavram kısa ve net bir tabir ile gerçeklik kavramının bilgisayarlar tarafından üretilmesi ve de bu üretimin gerçeklik dozunun arttırılmasından ileri gelmektedir. Bu noktada teknolojinin işlevi ise kullanıcı olan kişinin gerçeklik algısının zenginleştirilmesi durumu ile alakalı olan bir işlevdir. Bununla beraber sanal gerçeklik tanımında gerçek dünyanın yerinde daha iyi bir şekilde tasarlanıp ardından daha gerçekçi halde insanlara sunulan bir dünya yer almaktadır. Gerçeklik Artışı Söz konusu olan bu artış yani zenginleştirme gerçek zamanlı olarak gerçekleşmekte ve bununla birlikte çevresinde yer almakta olan ögeler ile de çok iyi bir şekilde etkileşim içerisine girmektedir. Her geçen gün gelişmekte olan zenginleştirilmiş gerçeklik teknolojisini kullanarak ve ondan yardım alarak etrafta yer almakta olan bilgiler ile etkileşime girilebilir. Kişinin yer almakta olduğu çevre içerisinde yapay bilgiler ve ögeler gerçek dünya ile bu şekilde bağdaştırılacaktır. Söz konusu olan bu zenginleştirilmiş gerçeklik teriminin literatüre Boeing üzerine çalışmalar gerçekleştirmekte olan Thomas Caudell tarafından kazandırıldığına dair yaygın bir inanış da söz konusudur. Artırılmış Gerçeklik Uygulama Önerileri Aurasma, bir artırılmış gerçeklik örneğidir ve aynı zamanda görüntü tanıma teknolojisine verilmiş olan yegane isimdir. İşletmeler ve de bireyler Aurasma’yı hem kendileri için kullanmak ve deneyim oluşturup çevre ile bunu paylaşmak ile birlikte hem de çevrelerinde yer almakta olan gizli dijital içerikleri keşfetmek için kullanmaktadırlar. Öğretmenleri ise bu platformu kullanan en yaygın iş grubu olarak tanımlamamız mümkün olan bir durumdur. artırılmış gerçeklik uygulamaları günümüz dünyası için çok yeni teknolojiler arasında yer alsa da dünya üzerinde hizmet vermekte olan bilişim sektörünü domine eden firmalar tarafından büyük yatırımlar almaktadır. Dünya devi ve aynı zamanda teknoloji devi olan şirketler kendi kullanıcılarına daha iyi hizmet vermek adına bu teknolojiyi kullanır.
ÇALIŞANLAR ADINA EN İYİ MASAÜSTÜ KULAKLIK TERCİHİ HANGİSİDİR?
ÇALIŞANLAR ADINA EN İYİ MASAÜSTÜ KULAKLIK TERCİHİ HANGİSİDİR?
Çağrı merkezleri içerisinde yer alan çalışma ortamları genel olarak oldukça gürültülü olarak bilinen ortamlardır. Çalışan operatörler müşterileri ile telefon üzerinden konuşarak ve veya çalışma arkadaşları ile sohbetler ederek bu gürültü akışına katkı sağlamaktadır. Söz konusu olan bu gürültü aslında işin ve iş yerinin bir parçası haline gelmiş iken, çağrı merkezi dahilindeki işbirliği atmosferinin de vazgeçilmez bir parçasıdır. Ama bu parçanın gerçekten bütün halde bulunuyor olması ve gürültünün varlığını her zaman koruması, müşteriler için de müşteriler ile kontak halinde olan operatörler için de gerçekten tatsız ve kötü bir deneyim haline gelebilir. Çağrı Merkezleri Gürültüyü Azaltmak Uğruna Ne Tür Çalışmalar Yapabilir? Çağrı merkezleri dahilinde her zaman mevcut olan gürültülü ortamı biraz olsun azaltabilmek için pek çok önlem alınabilir ve daha pek çok önlem söz konusu olabilir. Bu önlemlerden bazıları ise çalışanlar arasında bulunan mesafeyi daha da açmak, masaları, zemini, duvarları ve ses emici ekipmanların kullanılabileceği her noktayı ses emici maddeler ile kaplamak ve gürültüyü önlemek adına gürültü önleme cihazları kullanmak olabilir. Ancak bu önlemler bir bütün olarak alınabilmesi bile pek çok çağrı merkezi için pratik, uygun ve de ekonomik olmayabilir. Sadece gürültü engellemek adına şirketlerin büyük masraflara katlanacak olması, öncelikle yöneticilerin canını gerçekten fazlasıyla sıkacak bir durum olacaktır. Söz konusu olan gürültü zorluğunun üstünden gelinebilmesi adına çalışanlara kaliteli kulaklıklar sunulabilir. Seçilecek olan dorğu kulaklıklar sayesinde müşteri temsilcileri müşterilerle kurdukları kontaklarda iletişimin seviyesini en üst düzeye çıkartabilir ve müşterilerine hiçbir firmada yaşamadıkları sesli sohbet aşamasındaki müşteri memnuniyetini sunabililerler. Kulaklık Seçiminde Dikkat Edilmesi Gereken Faktörler Arasında Neler Yer Alır? Öncelikle bu ortamlarda verimli bir kulaklık kullanmanın faydası büyük ölçüde görülecektir. Bu sayede de verimli ve kaliteli bir kulaklık hem müşteri temsilcilerinin işine gelecek hem de müşterilerin deneyimini artıracaktır. Çalışma ortamında gereksiz gürültünün azaltılabilmesi de önemli bir husustur. Arka planda çalışanların ya da makinelerin gürültüsünü önlemek de iyi bir seçenektir.
GELECEKTE YAPAY ZEKA VE YAPAY ZEKANIN GÜCÜ
GELECEKTE YAPAY ZEKA VE YAPAY ZEKANIN GÜCÜ
Günümüz dünyasında artık teknolojinin önemi her geçen gün bir miktar daha artarak insanların hayatına olduğundan daha büyük oranlarda girebilmektedir. Bunun sebebi ise insanların teknolojiye duymakta oldukları açlıkla doğru bir orantıda ilerlemektedir. Bu teknoloji açlığının görünmekte olduğu bir nokta ise kesinlikle yapay zeka konusudur. Her gelişme ilgi ile takip edilirken gelişmelerin detayları da oldukça merak eden ayrıntılar arasında yer almaktadır. Bununla birlikte yazımızın devamında geleceğin yapay zeka teknolojisi ve yapay zekanın gücü ile ayrıntıları bulabilirsiniz. Keyifli okumalar! Yapay Zeka ve Gelecek Gelecek zamanlar olarak adlandırdığımız zamanlarda yapay zeka konusunda yürütülen araştırmalar içerisinde tüm alanların birleşme durumunu öngörmek zor olan bir durum değildir. Neticede bu kesin bir durumdur ve mutlaka böyle gelişecektir. Sibernetik bir yaklaşım tarzı kullanılarak modellenmiş olan söz konusu bir yapay beyin, sembolik bir yaklaşım tarzı izleyerek insan aklına benzetilmeye çalışılmış olan biliş süreçleri ve yapay bilinç sistemleri, insanın aklı ne derecede esnek ise ve aynı zamanda karar alma yetisine sahip olan uzman sitemler ve rasyonel yaklaşımları harmanlamak suretiyle gelecek zamanlarda insan zekasına, yapay zekanın bir alternatif olabileceğini söylemek hiç de yanlış bir durum olmayacaktır. Bir bilginin hesaplanması için matematiksel gelişme gerekli olan bir durumdur ve buna göre matematik kuantum parçacık davranışını açıklayabileceği gibi aynı zamanda kuantum bilgisayarın yapılmasına da olanak sağlamaktadır. Yapay Zekanın Gücü Bilişim konusunun uzmanı olan kimseler bir insanın hepsi bir anda paralel olarak çalışma yetisi göstermekte olan yüz milyar nöron bağının toplam olarak görülmekte olan hesap kuvvetinin saniye için on katrilyon hesap düzeyine 2025 senesinde ulaşılabileceği düşünülmektedir. Bununla birlikte beyin bellek kapasitesi için de yüz trilyon bağın her birine on bin bit bilgi depolama şansı ve gereksinimi mevcut olup toplam kapasite oldukça yüksek değerlere çıkmaktadır. Buna göre geçen sene üretilmiş olan insan beyninin işlevselliğine erişebilmiş bir bilgisayarın da fiyatının bin Amerikan doları civarında olması hiç de kötü karşılanmayacaktır.
ENDÜSTRİ 4.0 NEDİR
ENDÜSTRİ 4.0 NEDİR
Endüstri 4.0 bir buzzword değildir ve bu şekilde tanımlanamaz. Aynı zamanda insanlara şık sözlerle ve ilgi çekici tanımlar ile bir şeyler satmak adına yaratışmış olan yeni bir akım olması da söz konusu değildir. Endüstri 4.0 Ne Anlama Gelir? Dünya üzerinde üretimin ve tüketim sektörünün gelecek yıllarını şekillendirecek olan, ülkeler arasında yer almakta olan zenginlik akışını farklı farklı yönlere çekmeyi başarabilecek önemli bir unsur olarak kendisini gösterir. Bir de teknolojik gelişmenin üretiminde stratejik anlamlarda kullanılması çok doğal olan ve beklenen bir durumdur. günümüz dünyasında değil de bundan yıllar sonra içerisinde yaşamakta olduğumuz teknoloji dönemini ifade edebilmek adına kullanabilecek olduğumuz bir karakterizasyonu ifade etmektedir. İşte tam da bu yönüyle sanayi devrimlerine benzetmemiz de mümkün oluyor. Ayrıca söz konusu bu teknolojinin yani Endüstri 4.0 teknolojisinin gündeme gelmesine ve ortaya çıkmasına en büyük sebep, son yıllar içerisinde Uzak Doğu’da gerçekleştirilen üretimin batı üretimini geçmiş olması ile çok büyük yakınlık ve alaka taşımaktadır. Ayrıca bu durumun oluştura geldiği bir tehditten hareketle başlatılan bir durumdur. Almanya gibi sanayi ve üretim sektöründe gerçek anlamda bir dev olarak görülmekte olan ülkeler söz konusu olan bu üretim tehdidine karşı önümüzde bulunmakta olan on ya da yirmi yıl içerisinde üretimin nasıl şekilleneceği hakkında bir yol haritası hazırlamışlardır. Aynı zamanda bu hazırlanan yol haritası üretimin gerçekten iyileştirilmesi ve batının üretiminin dünya üretiminin tamamını kapsayabilmesi adına büyük bir rehber görevi görmektedir. Endüstri toplumu genel anlamda üç başlık içerisinde iyileştirme konularına odaklanmaktadır. Bu odakları bütün sanayiye yaymak yerine sadece endüstri teknolojisinin gözü ve kulağı olarak adlandırabilecek beyin takımında gerçekleştirmek alınacak verimin de artmasında büyük faydalar sağlayacaktır. Bunun yanı sıra bu iyileştirme hız alanında pazara giriş süresinin eskisine nazaran oldukça büyük ölçülerde azaltılmasına odaklanırken esneklik için de birbiri ile benzer olan üretim hatlarının daha da esnek şekilde üretimlerin gerçekleşmesi adına kullanacaklardır. Verimlilik konusunda ise daha az kas gücü ile daha çok iş yapmak hedeflenir.
GELECEKTE EHLİYETSİZ ARAÇ KULLANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ
GELECEKTE EHLİYETSİZ ARAÇ KULLANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ
Geleceğin dünyasında bineklerimize artık otomobil yerine mobilite adını vereceğiz. Tekerleğin icat oluşunun ardından geldiğimiz bu güne kadar medeniyetimiz adına otomobil kelimesi ve kendisi büyük öneme sahip hale geldi. Aynı zamanda teknolojinin gelişmesi otomobil piyasalarına da yansıdı. Bu yansımanın yankılarını ve ihtimalleri daha iyi anlayabilmek adına yazımızı okumaya devam edebilirsiniz. Keyifli okumalar! Elektrikli Araçlar Gelecek zamanların otomobilleri ya da diğer bir söylem ile mobilite unsurları kesinlikle elektrikli bir şekilde çalışacak. 2030 senesine kadar Avrupa piyasası içerisinde otomobil satışlarının yaklaşık olarak yüzde elli beş kadarının elektrikli araçlardan oluşması beklenmektedir. Otomotiv üreticilerinin kökten değişimi esnasında gençler ve teknolojik gelişmelere hızlı bir biçimde ayak uydurmayı başarabilecek olan yeni kuşaklar kesinlikle çok büyük öneme sahip olan bir rol oynayacaktır. Gelecek zamanların mobilitesi çok daha esnek, çok daha kişisel ve çok daha kolay bir şekilde gerçekleşecek. Geleceğin otomobilleri sadece talep halinde kullanılabilecek ve paylaşılabilecek. Aynı zamanda bu otomobillerin şarj edilebilmesi ve kullanılabilmesi adına gerekli olan elektrik yenilenebilir özellik taşıyan kaynaklardan elde edilecek. Bir diğer söylemle eviniz üzerinde yer alan şarj ünitesinin kendi güneş enerjisini üretmeyi başarabildiği panelleri de olacak. Ehliyet Sahibi Olmaya Gerek Kalmayacak Gelecek zamanların otomobil teknolojisinde otomobil kullanmak için bir ehliyet sahibi olmanız gerekmeyecek. Bu durumu toplu taşıma sektörünün kişisel taşıma işlemlerine dönüşmesi hakkında bir devrim olarak da görmeniz mümkündür. Otomobiller artık daha kolay sahip olabildiğiniz bir hizmet haline gelecek. Bu durumun nedeni de aslında şimdi olduğu tarzda fiyatların tek seferde ödenmesi sureti ile satın alınması değil de bir televizyon aboneliği tarzında küçük maliyetler ile istediğiniz üsrece bir otomobile sahip olabileceksiniz. Böylece maliyet avantajı kazanırken aynı zamanda bir araba satın alabilmek için uçuk rakamlar ödemenize de gerek kalmayacak. Abonelik mantığı sayesinde aylık periyotlar dahilinde ödeme işlemlerinizi yapacaksınız. Ödeme işlemlerinizi gerçekleştirmediğiniz zamanlarda ise bir araç kullanma şansınız olmayacak. Bu nedenden ötürü de para ödediğiniz takdirde ulaşım aracı kullanabileceksiniz.
YAPAY ZEKA NEDİR?
YAPAY ZEKA NEDİR?
Yapay zeka olarak adlandırdığımız şey aslında bir bilgisayarın ya da bir insanın kontrolünde olan bir robotun çeşitli faaliyetlerini zeki canlılara oranla yerine getirme kabiliyetinin başarı oranına verilen isimdir. Yapay zeka çalışmaları olarak tanımlamakta olduğumuz çalışmalar aslında genel olarak bir insanın düşünme yönteminin analiz edilmesi ile bunun benzeri olarak yönerge geliştirme çabalarının meydana getirilmesi için yürütülen çalışmalardır. Başka bir bakış açısının bize anlatmakta olduğuna göre programlanmış olan bir düşünme girişimi olduğu yönünde görünse de bu faaliyet ve tanımlar günümüz dünyasında büyük bir hız ile gelişmekte ve aynı zamanda öğrenimi mümkün olan zeka anlayışına ve ezbercilikten bağımsız noktalara erişebilecek olan yeni yönelimler oluşturabilmektedir. Yapay Zeka Tanımı İdealize edilmiş olan bir yaklaşıma ve bakış açısının bize anlattıklarına göre insanın zekasına özgü olarak bilinmekte olan algılama durumu, öğrenme durumu, fikir yürütme durumu, düşünme durumu, karar verme durumu ve de çıkarımsama yapma durumu tarzında yüksek derecede bilişsel fonksiyonlar ya da otonom davranışların sergilenilmesi beklenen ve istenen bir yapay işletim sistemidir. Söz konusu olan bu sistem aynı zamanda düşünce üzerinden tepkiler üretebilmekte ve üretmiş olduğu bu tepkileri fiziksel bir açıdan dışa yansıtabilmektedir. Yapay Zeka Tarihçesi Söz konusu olan bu kavramın yani yapay zeka kavramının geçmişine bakıldığında aslında bu geçmişin bilgisayar bilimi kadar eski zamanlara dayanabilmekte olduğunu görmemiz kesinlikle güç olan bir durum değildir ve açık seçik ortadadır. Alan Mathison Turing, bu işin fikir babasıdır ve makinelerin düşünebilme potansiyelini araştırması açısından çok önemli ve büyük hizmetlere de babalık yapmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nın bütün harareti ile devam etmekte olduğu zamanlarda kripto yani şifreleme analizlerinin çok büyük bir ihtiyaç haline gelmesi nedeniyle üretilmiş olan elektromanyetik cihazlar sayesinde bilgisayar biliminin ve yapay zeka kavramlarının ortaya çıktığını yani bir nevi doğduğunu görüyoruz. Bununla birlikte söz konusu fikir insanı Turing, NAZİ kuvvetlerinin kullanmakta olduğu Enigma isimli makinen şifrelerinin algoritmasını çözmeye çalışan dünya üzerindeki en büyük ve en iyi matematikçiler arasındadır.
YAPAY ZEKA TÜRLERİ VE SİSTEMLERİ
YAPAY ZEKA TÜRLERİ VE SİSTEMLERİ
Sembolik Yapay Zeka Nedir? Yapay zeka fikrine en çok katkı veren isimlerden birisi olan Simon’ın semboliklik yaklaşımının ardından daha sonraki seneler içerisinde mantık temel alınan çalışmalar bu konu üzerinde gerçekleştirilen çalışma ve araştırmalara temel olan bir duruma gelmiştir. Aynı zamanda programların düzgün bir şekilde çalıştığını kanıtlamak ve başarımlarını meraklılarına gösterebilmek adına birtakım düzenler oluşturulmuş ve bu düzenlerin içerisine bir takım sorunlar ve dünyalar eklenmiştir. Daha sonraki zamanlarda ise bu sorunlar gerçek hayatı hiçbir şekilde temsil etmeyi başaramayan oyuncak ve tamamen kurgu dünyalar olmak ile suçlanmış ve yapay zekanın yalnızca bu alanlarda başarılı olabileceği konusu dilden dile konuşulmaya başlanmıştır. Sibernetik Yapay Zeka Nedir? Yapay sinir ağları olarak tanımlanmakta olan çalışmaların da dahil edildiği sibernetik cephe için de durum ile alakalı farklı bir görüş belirtmek yanlış olacak bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Zeka davranışlarının benzeştirilebilmesi yolunda ilerlerken sorunların gerçekten ortaya çıkartılıp çözülebileceğinin anlaşılabilmesi adına, program dahilindeki yetersizlikleri de bu açıdan anlayabilmek için pek çok araştırmacı ilk planda araştırmalarına ara vermiş ve durdurmuşlardır. Bu duruma verebilecek olduğumuz en keskin örnek ise yapay sinir ağları konusundaki çalışmaların geliştiricileri tarafından bazı basit problemleri çözemeyeceğinin söylenmesi olmuştur. Sibernetik akım olarak tabir ettiğimiz akımın uğramış olduğu bu mağlubiyetin temel nedeni olarak ise benzer bir şekilde yapay sinir ağının tek katlı bir görevi başarabilmesi ancak bu tek katlı görev ile ilgili olarak vargıların ya da elde edilen sonuçların bir yargıya dönüşmesi sonucunda diğer kavramlar ile ilişkinin kesilmesi durumundan kaynaklanmaktadır. Yapay Zeka Konusundaki Uzman Sistemler Sözünü etmiş olduğumuz her iki akımın da uğramış oldukları başarısızlıklar ve mağlubiyetler bütün sorunları çözebilecek olan genel olarak amaca hizmet adına tasarlanmış olan hizmet sistemlerinin yerine spesifik bir uzmanlık alanı içerisindeki bilgi ile bezenmiş olan programların kullanılabilmesi fikrinin gelişmesine de sebep olmuştur. Bu durum yapay zeka konusunda yeni bir canlanmaya yol açarken kısa süre içerisinde uzman sistemler olarak adlandırılan bir metodoloji geliştirilmiştir.
YAPAY ZEKANIN GELİŞİM SÜRECİ
YAPAY ZEKANIN GELİŞİM SÜRECİ
Yapay zeka olarak tabir ettiğimiz kavramın üzerine gerçekleştirilen ilk araştırmalar ve yapay sinir ağları gelişim süreci hakkında konuşurken bilinmesi gereken önemli detaylar arasında kendisini mutlaka ama mutlaka göstermekte olan konular arasındadır. Ayrıca daha sonraki zamanlarda yeni yaklaşımlar ortaya çıkacak ve ortaya çıkan bu yeni yaklaşımlarla birlikte de aynı zamanda eleştiriler de ortaya atılacaktı. Yapay Zeka Kavramına Dair İlk Araştırmalar ve Yapay Sinir Ağları İdealize edilmiş olan tanımı ile birlikte yapay zeka olarak adlandırdığımız konu üzerinde ilk çalışan kişilerden birisi McCulloch ve Pitts isimli iki kişidir. Bu araştırmacı kişilerin önermekte olduğu durum yapay sinir hücrelerini birebir olarak kullanmakta olan bir hesaplama modelidir. Söz konusu olan bu hesaplama modelinin içerisinde yer almakta olan önermeler mantığı ise fizyoloji ile birlikte Turing’in hesaplama kavramına da dayanmaktaydı. Nerede olduğu fark etmeksizin herhangi bir şekilde hesaplanabilir olan bir fonksiyonun sinir hücrelerinin meydana getirmiş olduğu mantıksal işlemlerin ya da işlemcilerin bunu gerçekleştirme imkanı olduklarını göstermişlerdir. Bununla birlikte bu ağ yapısı olarak adlandırdığımız kavramların doğru bir noktada tanımlanabilmesi halinde ise öğrenme becerisinin kazanılabileceği konusunu da ileri sürerek bu konu hakkında büyük bir adım daha atmışlardır. Günümüz dünyasının en büyük yardımcılarından birisi olan yapay zeka konusu hakkında 1950’li senelerde Shannon ve Turing bilgisayar yapıları için satranç programları yazmak ile kendilerini görevlendirmişlerdi. SNARC ise ilk olarak yapay bir sinir ağı ile donatılmış bir bilgisayar olarak bu dönemde tanınmış ve tanıtılmış oldu. Yapay Zeka Konusunda Yeni Yaklaşımlar Tüm bu gelişmelerin ardından gelen daha sonraki zamanlarda Newell ve Simon, mantık kuramcısı olarak bilinirler, insan tarzında düşünebilme fikrine odaklı olarak üretilmiş olan ilk programı yani Genel Sorun Çözücü’yü üretmeyi başarmışlardır. Simon ise daha sonraki zamanlarda fiziksel bir simge düşüncesini beyan etmiş ve ardından bu düşünce insandan bağımsız olarak zeki sistemler geliştirme ve üretme çalışmaları ile uğraşarak insanlığa büyük hizmetler sunma fikrine kapılanlar için büyük bir anahtar rolü üstlenmeyi başaracaktır.
YAPAY ZEKA ÇAĞINDA DİJİTALLEŞMENİN ETKİSİ NELERDİR?
YAPAY ZEKA ÇAĞINDA DİJİTALLEŞMENİN ETKİSİ NELERDİR?
Günümüz dünyasında teknoloji her geçen gün ilerlemekte ve ilerleyen teknoloji her geçen gün insanların hayatına çok büyük etkiler ve katkılar sağlamaktadır. Artık öyle bir dönemdeyiz ki, insanlar her geçen gün teknolojinin biraz daha ilerlemesini bekliyor ve bir ilerleme kaydedilmediği zamanlarda gerçekten endişelenmektedir. Ama bu durumdan korkulmasına hiç gerek yok, nedeni ise dünyanın dönmesi ile teknolojinin biraz daha gelişecek olmasıdır. Yazımızın devamında yapay zeka çağı içerisinde dijitalleşmenin etkisinin neler olduğuna değineceğiz. Keyifli okumalar! Yapay Zeka ve Dijitalleşme Dijitalleşme sözcüğünün tanımını aslında çok kısa bir şekilde kaynak olarak adlandırdığımız verilerin bilgisayar ortamlarına aktarılmasına ve bu ortamlarda bilgisayarlar yardımı ile okunabilecek hale gelmesi olarak adlandırmamız ve böylece tanımlamamız mümkün olan bir durumdur. doksanlı yılların sonuna doğru masalarımızın üzerinde yer almakta olan takvimler, not defterleri, gazeteler, ansiklopediler bulunurken ve hayatımızın zorlaşmasına neden olurken şu an bu saydıklarımın tamamı dijital bir hale gelmiş durumdadır. Günümüz dünyasında artık üretilmiş olan hemen hemen tüm kaynakları dijital bir şekilde üretmeyiz ve aynı zamanda dijital bir şekilde gerçekleştirilen üretimleri kayıt altında tutmaktayız. Dijitalleşme gelişmelerinin artması ile alakalı olarak hayatımızın bir hayli kolaylaştığını ve aradığımız herhangi bir kaynağın çok daha kısa süreler içerisinde bulunduğunu da söylememiz mümkündür. Yapay Zeka Çağı ve Dijitalleşme Dijitalleşme konusu anlamlandırılabilen verilerin artması yönündeki gelişmeleri de pek çok farklı şekilde hızlandırmıştır. En fazla ivmelenme görmekte olduğumuz alanlardan birisi de yapay zeka alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Aslen yapay zekanın geçmişi çok eskiye dayanmakta olsa da yetersiz olan işlem gücü ve yetersiz bulunan veriler dijitalleşme ve yapay zeka arasında engel oluyordu. Sonrasında bu sorunların ortadan kalkması ile birlikte çok daha büyük verileri hayatımıza katma fırsatına eriştik. Bu fırsatın da temel mimarı aslen kesinlikle yapay zeka teknolojilerinin hayatımıza girmiş oluşudur. Teknolojinin bu denli gelişmesi sayesinde sadece masamızın üstünde yer alan nesneler üzerinden örnek vermiş olsak da hayatımızın bir bütün olarak dijitalleşmesine katkı sağlamıştır.
HTML'de id ve class Nitelikleri
HTML'de id ve class Nitelikleri
Normal şartlarda her nitelik için özellikle böyle anlatım yapmayacağım ancak bu iki nitelik, front-end kodlama yaparken en sık kullanacağımız nitelikler olduğu için bunlardan bahsetmek istiyorum. id Niteliği Öncelikle direkt kullanımına bir bakalım, sonra durumu açıklarım. <div id="container"> .. </div>   Gördüğünüz gibi nitelik kullanımı hep aynı nitelik="değer" şeklinde. Burada önemli olan, bu id niteliğinin ne işe yaradığı? Aslında görünüm olarak hiçbir şeyi değiştirmez. Bu niteliğin kullanılma amacını anlamak için ufaktan bir CSS'i anlamak gerekir. Oda şöyle; CSS'de her şey bir etiketi seçmek ve stiller uygulamaktan ibaret. Örneğin tüm divleri seçmek istediğimizde şöyle bir CSS kodu yazıyoruz. (bunu şu an anlamlı bulmanız önemli değil, önemsemeyin yani!) div { background-color: yellow; color: red; } CSS Bu kodda tüm <div> etiketlerini seçtik ve arka plan rengini sarı, yazı rengini de kırmızı yaptık. Fakat front-end kodlamada çoğu zaman her divi değilde spesifik olarak belirleyeceğimiz divleri seçip stil uygulamak gerekiyor. İşte bu durumda biz id ve class niteliğini kullanıyoruz. Yukarıdaki HTML örneğimizde <div> etiketine id="container" şeklinde nitelik ekledik. Eğer id olarak tanımlanmışsa bazı kurallar çerçevesinde tanımlanıyor. Ona hemen şöyle bir bakalım; ID'ler sayfa boyunca bir kez tanımlanır. Yani bir etikete verdiğiniz id="test" niteliği yani test değerini başka bir etikete daha veremezsiniz. Bu yüzden genelde kapsayıcı etiket olanlara ya da sayfa boyunca sadece tek bir görevi olan etiketlere id niteliği verilir. ID ile işaretlenen etiket, CSS tarafında kullanılırken #container şeklinde kullanılır. Burada container değer yukarıdaki HTML'deki örneğimizdir. Yani o zaman CSS'de id değeri container olan divleri seçip işlem yapmak istersem şöyle yazacaktım; #container { background: yellow; color: red; } CSS Bu şekilde daha sağlıklı oldu, <div> etiketi yerine id'si container olan bütün etiketleri seçtik. Sadece id'si container olan div etiketlerini seçmek isteseydik de o zaman şöyle değiştirecektik; div#container { background: yellow; color: red; } CSS Bu örnekte de önce spesifik olarak seçilecek etiketin adı yani buradaki örnekte div daha sonra eğer id ile tanımlanmış ise başına # işareti koyup değerini yazarak seçme işlemi yapıyoruz. class Niteliği id niteliğini o kadar anlattık, class niteliği de aynı işlev için kullanılıyor. Yani spesifik olarak bir etiketi işaretleyip daha sonra CSS'de bunu düzenleyebilmek için. Fakat id niteliğinden farkı, class nitelikleri birden fazla aynı isimle kullanılabiliyor. Buda çok kullanışlı bir şey çünkü aynı stile sahip ancak birbirinden ufak farkları olan etiketlerde aynı class ismini yazıp tek CSS kodu ile işi çözüyoruz. Şimdi önce bir örnek verelim; <a href="#" class="button">Normal Buton</a> <a href="#" class="button button-red">Kırmızı Buton</a> <a href="#" class="button button-green">Yeşil Buton</a> <a href="#" class="button button-blue">Mavi Buton</a>   Şimdi yukarıdaki kodlarda <a> etiketini buton yapmak için kullandık, buton ne derseniz de? Basılan düğme işte :) Tıklayınca bir şeyler yapıyor, bu örnekte bir adrese gidiyor. Şimdi yukarıdaki kodları editörde baktığınızda yine görsel olarak hiçbir şey gözükmeyecek çünkü bunu birazdan CSS ile vereceğiz ancak öncesinde kullanılan niteliği bir inceleyelim. Şimdi her birisinde button adında class ekledik ancak her birisine de 2. bir class adı belirttik. Buda şundan dolayı, bu 3 butonda benim düşünceme göre aynı şekillerde görünecek sadece arka plan renkleri farklı olacak. Bu yüzden her birisini ayrı ayrı seçip ayrı ayrı CSS yazmak yerine 3'üne de aynı class ismini verdim CSS ile tek seferde hepsini aynı görünüme getireceğim. Ek olarak da 2. class isimlerine CSS'de arka plan rengini değiştirecek kodu yazacağım. Yani kısaca CSS'den anlamıyor olsanız da CSS kodlarımız şöyle gözükecek; a.button { background-color: #333; color: #fff; display: inline-block; line-height: 50px; padding: 0 15px; border-radius: 3px; text-decoration: none; } a.button.button-red { background-color: red; } a.button.button-blue { background-color: blue; } a.button.button-green { background-color: green; } CSS Kodun uzun olması gözünüzü korkutmasın. Aslında şu an HTML öğreniyoruz ancak CSS ve JavaScript, HTML ile doğrudan bağlı olduğu için araya böyle bilgilerde ekleyeceğim. Zaten ilerleyen süreçlerde CSS ve JavaScript sayfalarından tüm detayları öğreneceksiniz. Şimdi kodları sırasıyla bir inceleyelim, n'aptık.. background-color: #333; - Burada arka plan rengini varsayılan olarak siyah tonunda belirledik. color: #fff; - Burada varsayılan yazı rengini beyaz belirledik. display: inline-block; - Burada görüntüleme değerini inline-block olarak belirledik, bu görüntüleme değerlerini önceki derslerde görmüştük. Normalde <a> etiketi inline yani satır içi seviyeli bir etiketti, fakat biz CSS ile bunu hem inline hem block olacak şekilde belirledik. Bu da şu demek, inline olacak yani satır içi olacak ancak vereceğim diğer CSS özelliklerini de gösterebilmek için aynı zamanda blok seviyesinde olacak. line-height: 50px; - Burada satır yüksekliğini 50px olarak belirledik buda otomatik olarak yukarıdan ve aşağıdan ortaladı 50px içerisinde yazıyı. padding: 0 15px; - Burada ise sağ ve sol içten 15px'lik boşluk verdik. Böylece daha düzgün görünecek yazılar sağa ya da sola yapışmayacak. border-radius: 5px; - Burada ise butonun dört kenarını da 3px yumuşattık. text-decoration: none; - Burada ise <a> etiketlerinde varsayılan olarak altı çizili gelir, bu çizgiyi kaldırdık. a.button.button-red - Burada aslında açıklaması şu, <a> etiketleri içerisinde class değeri button olup aynı zamanda button-red de olan etiketi ya da etiketleri seç. Ve rengini kırmızı yaptık. a.button.button-blue - class değeri button-blue olanın arkaplan rengini mavi yaptık. a.button.button-green - class değeri button-green olanın arkaplan rengini yeşil yaptık. Evet böyle uzun uzun açıklayınca, gördüğünüz gibi çokta karmaşık değilmiş diyor insan :) Şimdi bu iki kodu yani HTML ve CSS kodlarını birleştirip nasıl bir sonuç çıkacağına editörden bakalım :) <a href="#" class="button">Normal Buton</a> <a href="#" class="button button-red">Kırmızı Buton</a> <a href="#" class="button button-green">Yeşil Buton</a> <a href="#" class="button button-blue">Mavi Buton</a> <style> a.button { background-color: #333; color: #fff; display: inline-block; line-height: 50px; padding: 0 15px; border-radius: 3px; text-decoration: none; } a.button.button-red { background-color: red; } a.button.button-blue { background-color: blue; } a.button.button-green { background-color: green; } </style>   Çıktısı ise şöyle gözükecektir;   HTML'de class ve style Niteliği Örneği   Burada bilmediğimiz tek bir etiket var şu an oda <style> etiketi, anlatmadım çünkü CSS derslerinde bahsedeceğim. Ama ufaktan bir söylemek gerekirse, CSS kodları normalde 3 farklı şekilde sayfada yazılabiliyor. Birisi uzantısı .css olan bir dosyayı <link> etiketi ile sayfaya dahil ederek, 2.si sayfa içerisindeki etiketlerde style="" niteliğini kullanarak, 3.süde direk <style> etiketleri içerisine CSS kodu yazarak. Bu örnekte tam olarak bunu yaptık :) CSS eğlenceli değil mi? Merak etme, CSS derslerinde seninle daha çok eğleneceğiz :) Şimdilik HTML sıkıcı da olsa iyi anlamaya çalış yoksa bu yazdıklarımı iki kez okuduğunda çokta anlamlı gelmemeye başlar :D Bu nitelikleri neden kullanmamız gerektiğini sanıyorum net bir şekilde anladık. Yani tamamen CSS ile ilgili bir nitelik bu, dolayısı ile CSS derslerinde bolca bunları örneklendireceğiz. UNUTMADAN Bir etiket aynı anda hem id hemde class niteliği alabilir.
HTML'de Görüntüleme Değerleri
HTML'de Görüntüleme Değerleri
Her HTML etiketi, varsayılan bir görüntüleme değerine sahiptir. Çoğu etiketin varsayılan görüntüleme değeri ise ya block yani blok seviyeli etiket ya da inline yani satır içi seviyeli etiket görünümündedir. Şimdi gelin sırasıyla bu görüntüleme değerlerini inceleyelim. Blok Seviyeli Etiketler Blok seviyeli etiketler, her zaman yeni bir satırdan başlar ve genişliğin tamamını alır yani 100% olarak gözükürler. Bu sayede blok seviyeli etiketleri anlamamız kolaylaşır. Blok seviyeli etiketlere verebileceğimiz en yaygın etiket <div> etiketidir. Peki nedir bu <div> etiketi? Aslında <div> etiketi HTML sayfada bölümleri temsil eder. Yani her yeni bir div, yeni bir bölüm anlamına gelir. Bölüm bölüm ayırmak istediğimizde genelde <div> etiketini kullanırız. Ancak blok seviyeli etiket ihtiyacımızı genelde bu etiketten karşılarız, şu an pek bir anlam ifade etmeyebilir çünkü kullanıldığında çıktı olarak farklı bir görünüm vermez, amaç burada zaten bir görünüm vermesi değil bu etiketi kullanarak görünümü özelleştirmektir. Bunun içinde tabi CSS gerekiyor, oda ilerleyen derslerde :) Şu an sadece böyle bir etiket olduğunu ve bu etiketin blok seviyeli bir etiket olduğunu ve en çok kullanılan etiketlerden biri olduğunu bilmeniz yeterli. Basit bir örnek verelim; <div> Merhaba Dünya </div> Test Ediyoruz.   Tabi <div> etiketi normalde belli başlı niteliklerle kullanılır. Bu nitelikleri bu etiketin kendi sayfasında detaylı olarak bulabilirsiniz. Yukarıdaki örneği çalıştırdığınızda hiçbir görünüm değişikliği olmadığını fark edeceksiniz, ancak 2. yazılan içeriğin alttan başladığını göreceksiniz, buda blok seviyeli etiketi anlamakta faydalı olmuştur diye umuyorum. Önceki derslerde sıkça kullandığımız <p> etiketide yine görüntüleme seviyesi olarak blok seviyeli bir etiketti ve yeni satırdan başlıyordu.   HTML'de <div> Etiketi Örneği   Ayrıca diğer blok seviyeli etiketlerin listesine aşağıdan ulaşabilirsiniz; <address> <article> <aside> <blockquote> <canvas> <dd> <div> <dl> <dt> <fieldset> <figcaption> <figure> <footer> <form> <h1>-<h6> <header> <hr> <li> <main> <nav> <noscript> <ol> <p> <pre> <section> <table> <tfoot> <ul> <video> UNUTMAYIN <div> etiketi stilsiz bir HTML etiketidir. Genellikle diğer HTML etiketlerinin kapsayıcısı olarak kullanılır zira CSS öğrenmeye başladığımızda bunun nedenini daha iyi anlayacaksınız, şimdilik kafanıza takmayın ve sadece etiketin ne olduğunu bilin yeter. Satır içi Seviyeli Etiketler Bu etiket türünün en çok kullanılanı da <span> etiketidir. Adı üstünde satır içi bir etiket türüdür yani yazı içerisinde işaretleme yapıldığında bile herhangi bir bozulma, herhangi bir değişiklik olmaz tıpkı <div> etiketinde olduğu gibi, <span> etiketide ağırlıklı olarak satır içi elemanları belirleyip onlara CSS ya da JavaScript uygulamak için kullanılan stilsiz bir etikettir. Bir örnek verecek olursak; Normal bir yazı sırasında <span>span içerisinde yazılan bu alan</span> diğerlerinden hiçte farklı görünmeyecek.   Ayrıca diğer satır içi seviyeli etiketlerin listesine aşağıdan ulaşabilirsiniz; <a> <abbr> <acronym> <b> <bdo> <big> <br> <button> <cite> <code> <dfn> <em> <i> <img> <input> <kbd> <label> <map> <object> <output> <q> <samp> <script> <select> <small> <span> <strong> <sub> <sup> <textarea> <time> <tt> <var> UNUTMAYIN Bir etiketin görüntü seviyesinin ne olduğu aslında çok önemli değildir zira bu görüntü seviyeleri CSS yardımıyla değiştirilebilir. Yani <div> normalde blok seviyeli bir etikettir ancak bunu CSS yardımı ile satır içi seviyeli bir etiket haline getirebilirim.