Blog'dan Yazılar

Sizler için profesyonel yazarlarımız ile hazırladığımız makalelerimizi okuyun ve kendinizi geliştirin.

Sunucu Lokasyonunun Site Hızına Etkisi
Sunucu Lokasyonunun Site Hızına Etkisi
Ziyaretçiler adres çubuğuna web sitenizin adresini yazdığında, sitenizin içeriğinin depolandığı sunucunuya bir istek gönderilir ve sunucu sitenizin verilerini ziyaretçilere gönderir. Verilerin kat ettiği mesafe, sitenizin ziyaretçi tarafından görüntülenme süresini etkiler. Bu nedenle kullanıcılarınız ve web sitenizin içeriğinin depolandığı veri merkezinin bulunduğu konum arasındaki mesafeyi minimumda tutmanız önemlidir. Sitenizin barındırıldığı veri merkezinin, hedef kitlenizin bulunduğu yere yakın olması, sitenizin daha hızlı yüklenmesinde etkilidir. Araştırmalar, internet kullanıcılarının %47’sinin bir sitenin iki saniyeden daha kısa sürede yüklenmesini istediğini ve 3 saniyeden daha geç yüklenen sitelerdeki ziyaretçilerin siteyi terk etme oranının %40 olduğunu göstermektedir. Bir online satış sitesinin yüklenme süresi ziyaretçilerin tekrar dönme ve hemen çıkma oranıyla ilişkilidir. Yüklenme süresindeki bir veya iki saniyelik fark az görünse de, şaşırtıcı derecede önemli olabilir. Bu nedenle bir online alışveriş sitesi üç saniye içinde tamamen yüklenmelidir. Araştırmalar dönüşler için en iyi sonuçların, 0,9 – 1,4 saniye içinde tamamen yüklenen sitelere ait olduğunu göstermektedir. Üç saniyeden itibaren, ziyaretçilerin dönüş yüzdesi özellikle mobil cihazlarda keskin şekilde düşer. Ayrıca Google; sitenizin açılma hızının iki saniyeden daha fazla olmamasını önermekte, hızı bir sıralama algoritması olarak kullanmakta ve yavaş yüklenen siteler için bir etiketleme sistemine geçmeye hazırlanmaktadır. Sonuç olarak site hızının giderek daha da önem kazandığı dijital Dünya’da başarılı olmak istiyorsanız; yabancı hosting firmalarını tercih ettiğinizde, coğrafi uzaklığın sitenizin performansına yansıyacağını bilmeli ve gereken önlemleri almalısınız. Türkiye’nin lider hosting firması Turhost’un, son teknoloji ürünü sunucu donanımları, İstanbul Gayrettepe’de bulunan Türk Telekom Veri Merkezi’nde bulunmaktadır. VPS, VDS, ve diğer sunucu tercihleriniz için hosting paketlerimizi inceleyebilir, hangilerinin siteniz için uygun olduğunu öğrenmek için destek ekibimiz ile görüşebilirsiniz.
LiteSpeed Web Server Nedir?
LiteSpeed Web Server Nedir?
Web sunucuları yani web sitelerinin depolandığı sunuculara Apache, Nginx ve Litespeed gibi farklı yazılımlar yüklenebilir. Web sitelerinin verimli çalışabilmesi için, sistem kaynaklarını daha iyi kullanan web yazılımlarının tercih edilmesi önemlidir. Nginx ile LiteSpeed Server arasındaki liderlik çekişmesinde ipi göğüsleyen Litespeed Server, halihazırda sektörün en hızlı çözümüdür. Litespeed Server, geleneksel sunucu yazılımlarından çok daha hızlı ve güvenlidir. Rakipleri Apache ve Nginx’in açık kaynak kodlu olmaları nedeniyle ücretsiz olmaları, LiteSpeed Server için bir dezavantaj gibi görünebilir. Ancak Turhost’un tüm hosting paketleri LiteSpeed Server üzerine kurulu barınma seçenekleri sunmakta olduğundan, Turhost müşterileri için herhangi bir dezavantaj söz konusu değildir. LiteSpeed Server Neden Daha Verimlidir? Dijital teknolojinin eğilimleri; donanımların geliştirilmesinden çok, yazılımların daha etkili çalışmasına yönelik çalışmaların sürdürülmesi yönündedir. Endüstri 4.0 prensipleri kapsamında yazılımların daha az sistem kaynağı kullanarak daha etkili sonuçlara erişmesi hedeflenir. Litespeed Server tam olarak bu amaca hizmet eden web sunucusu yazılımıdır. Bu yazılımın kurulu olduğu sunucular, çok daha az sistem kaynağı kullanarak rakiplerinden çok ileride performans ve güvenlik özelliklerini kullanıcılara sunarlar. Dinamik web sitelerinin ihtiyaç duyduğu cache arabirimleri bakımından da LiteSpeed Server en güçlü hızlandırma çözümüdür. İlgili Ürün İçin >> Litespeed Web Sunucusu Ücretli olması nedeniyle bir çok hosting sağlayıcı geleneksel çözümleri tercih etmektedir. Ancak geleneksel çözümler günümüzün hız gereksinimlerini karşılamada yetersiz kalmaktadır. Öncelikli hedefi; verimli, hızlı ve müşteri memnuniyetini ön planda tutan çözümler sunmak olan Turhost, maliyetten kaçınmadan, tüm hosting planlarında LiteSpeed Server altyapısını kullanmaktadır. Sektördeki liderliğine kaliteden ödün vermeden ulaşan Turhost; en gelişmiş çözümleri en uygun fiyatlarla sunmayı amaçlamaktadır.
Windows Hosting ve Linux Hosting Arasındaki Farklar
Windows Hosting ve Linux Hosting Arasındaki Farklar
Web sitesi sahiplerinin, hosting planı seçerken, Windows Hosting ile Linux Hosting arasındaki farklar hakkındaki açıklamalarımızı okumuş olmaları, kararlarını netleştirmelerine yardımcı olacaktır: ASP ve PHP; web sayfası oluşturmaya yarayan programlama dilleridir. ASP (Active Server Pages);  “Aktif Sunucu Sayfaları” anlamına gelir.PHP (Hypertext Preprocessor) ise “Üstünyazı Önişlemcisi” olarak dilimize çevrilmiştir.   ASP ile oluşturulmuş web sitelerinin Windows Server işletim sisteminin yüklü olduğu sunucularda barındırılmasına ASP Hosting ya da Windows Hosting denir. Programlama dili PHP olan web sitelerinin Linux işletim sisteminin yüklü olduğu sunucularda barındırılmasına ise PHP Hosting ya da Linux Hosting denmektedir.  Windows mu Linux mu? Bu iki hosting türü arasındaki farklara göz atarak hangisinin siteniz için daha uygun olacağına karar verebilirsiniz: Windows hosting ile Linux hosting arasındaki en önemli fark sunucuların kullandığı işletim sistemleridir. ASP; Windows işletim sistemi kurulu sunucularda , PHP ise Linux işletim sistemi kurulu sunucularda çalışır.  İki hosting türü için kullanıcı arayüzü farklılıkları oldukça barizdir. Linux komut satırında bulunan sözdizimi ve işlevler, Windows’taki menülere tıklamaya benzemediğinden Linux’a geçiş yapan Windows kullanıcıları, ilk kez Linux komut satırına gördüğünde şaşırabilir. Bir Linux sunucusunu yönetmek çok daha zordur. Basitlik arıyorsanız, Windows hosting paketlerini seçmeniz gerekebilir. Nadiren yeniden başlatılmaları gerektiğinden ve sık sık yükseltme yapmanız gerekmediğinden Linux sunucuları daha istikrarlı kabul edilir.  Linux hosting kullanmanın en büyük yararlarından biri maliyet avantajıdır. Linux hosting açık kaynaklı olduğundan herhangi bir lisans ücreti yoktur.  Desktop pazarının hakimiyeti, Windows cihazlarını bilgisayar korsanlarının online saldırıları için ana hedef haline getirdiğinden güvenlik açısından Microsoft’un tüm çabalarına rağmen Windows sunucular daha savunmasız görünmektedir.  İşletim sistemine özgü dikkate alınması gereken farklardan biri de donanım ve yazılım uyumluluğudur. Kurumunuzda kullanılan Windows programlarının yoğunluğu, Windows sunucu seçiminizde belirleyici olabilir. Lisanslı ve sürekli güncellenen bir işletim sistemi olması da Windows hostingi iyi bir seçenek yapan farklılıklar arasında sayılabilir. Sistem yöneticilerinin işletim sistemine aşina olması, daha az eğitim ve kurum içi destek anlamına gelebilir. Bir krizde, görevi kolayca üstlenebilecek bir Windows sistem yönetim ekibine sahip olmanız iş akışının sürekliliği açısından hafife alınmaması gereken bir faktördür. Hosting arayışının en yaygın nedeni genellikle kişisel web sitesi, online satış sitesi ya da blog oluşturmaktır. Linux hosting, bu tür kullanıcılar için en iyi çözümdür. Windows sunucuları genellikle büyük şirket ortamlarında kullanılır. Ayrıca Sharepoint veya Exchange sunucusu olarak da kullanılabilirler.  Linux hosting; Apache veya NGINX web sunucusunu nasıl yapılandıracağını bilen ve MySQL veritabanıyla geliştirmek için Perl, PHP veya Python kullanan deneyimli web geliştiricileri için de iyi bir seçimdir. Bu geliştirme araçları çok uzun zamandır Linux ile birlikte kullanılmakta olduğundan büyük bir destek altyapısına da sahiptir. Linux hosting genellikle Cpanel ve DirectAdmin, Windows hosting Plesk ile yönetilmektedir. Kullanıcı ile herhangi bir etkileşime girmeden, hem web uygulamalarını hem de yazılım paketlerini güncel tutabildiği için cPanel çok sevilse de son dönemdeki fiyat artışı gözleri daha makul bir seçenek olan DirectAdmin’e çevirmiştir. DirectAdmin Nedir? ve Hosting Kontrol Panelleri Karşılaştırması (Cpanel – DirectAdmin – Plesk) hakkındaki yazılarımızı okuyarak sunucu yönetimi hakkında daha detaylı bilgiler edinebilirsiniz. Hangisini Seçmeliyim? Kendinize ait kişisel bir web sitesi için Linux Hosting seçebilir ve cPanel ya da DirectAdmin kullanarak sitenizi kolaylıkla yönetebilirsiniz. Ayrıca karmaşık ve kritik web uygulamaları çalıştırmayı düşünüyorsanız da Linux hosting pek tabii ki tercihiniz olabilir.  Eğer Kurumsal ağ iletişimi, Internet/intranet barındırma, veritabanları, kurumsal ölçekte mesajlaşma ve benzeri işlevlerin en verimli şekilde yürütülmesini amaçlıyorsanız Windows Hosting, hem küçük hem de büyük şirketlerin kurumsal ihtiyaçlarını karşılamada aradığınız çözümleri rahatlıkla sunacaktır. Unutulmamalıdır ki; Windows Hosting ile Linux Hosting arasındaki farklar, sitenizin ihtiyaçları ve hedefleriniz göz önünde bulundurulduğunda doğru hosting planını seçmek, başarınızı garanti altına alabilecek güçlü bir etkiye sahiptir. Dilerseniz kararınızı netleştirmek için teknik destek ekibimizden yardım alabilirsiniz.
Uptime Nedir? Uptime Oranı Nasıl Hesaplanır?
Uptime Nedir? Uptime Oranı Nasıl Hesaplanır?
Genellikle “% 99,9 uptime” şeklinde hosting firmalarının web sitelerinde ve reklamlarında karşılaşılan ve “Uptime nedir?” sorusunun peşine düşülmesine neden olan uptime; çalışma süresi anlamına geliyor. Uptime Nedir? Bir sistemin güvenilirliğinin ölçüsü olan uptime, bir cihazın çalıştığı süreyi saniye, saat, gün, hafta, ay ve yıl olarak belirten metriğe denir. Yüksek uptime oranları, bir hosting firmasının sunucularının neredeyse aralıksız çalışır durumda olması ve bu sunucularda barınan web sitelerinin sürekli erişilebilir olması anlamına gelir. Özellikle e-ticaret sitelerine müşterilerin her daim ulaşabilmeleri açısından uptime oranları oldukça önemlidir. Hosting sektöründe uptime, bir sunucunun kesintisiz çalıştığı ortalama süreyi ifade eder. Kesinti süresi anlamına gelen “Downtime” ise, “Uptime”ın tam tersidir: Bir hizmetin veya makinenin çalışmadığı zamanı ifade eder. Herhangi bir sistemdeki kesinti genellikle sistemin hizmet verememesini ve müşterilerin memnun olmamasını doğurur. Dünya’nın en iyi hosting sağlayıcılarının dahi planlı bakım, güvenlik tehditleri, donanım ya da yazılım sorunları, doğal afetler, ciddi elektrik kesintileri, DNS ya da CMS sorunları gibi nedenlerle bazı kesintiler yaşaması olağandır. Tüm kesinti sürelerinin aynı etkiye sahip olmadığını anlamak da önemlidir. Örneğin, bir pazar sabahı 02: 00-12: 00 arasında planlanan sunucu bakımı, hafta içi öğle saatlerinde meydana gelen bir çökme kadar zararlı olmayacaktır. Ayrıca, sahip olduğunuz web sitesinin türü, kesinti sürenizin etkisinde de rol sahibidir. Ayda 5.000’den az ziyaretçiye sahip küçük bir kişisel blog, bir saat boyunca kapalı kalırsa kariyeri açısından ciddi bir sorun yaşamaz. Ancak, aylık bir milyon ziyaretçisi bulunan bir e-ticaret sitesi, erişimin beklenmedik bir şekilde kesintiye uğraması durumunda büyük kayıplar yaşayacaktır. Bu nedenle birçok hosting firması, web sitelerinin barındığı sunucuların yüksek uptime oranına sahip olduğunu iddia eder. Uptime Ne İşe Yarar? Erişmeye çalıştığınızda yüklenmeyen bir web sitesine ilişkin izleniminiz ne olurdu? Muhtemelen ihtiyaçlarınız için başka bir siteye yönelirdiniz. İşte bu nedenle, web sitelerinin erişilmez olduğu her bir saniye, sitenin başarısı üzerinde olumsuz etkiye sahiptir. Ayrıca kesinti süreleri satışların kaybedilmesine, olası satış fırsatlarının kaçırılmasına neden olur ve markanız hakkında tüketicinin gözünde olumsuz bir algı oluşturur. SEO açısından bir sitenin kesintilere uğraması; Google’ın ve diğer arama motorlarının bu tip sitelerden pek de hoşlanmayacağı anlamına gelir. Çünkü site hızı, doyurucu içerik, SSL (güvenlik sertifikası) gibi kriterler arama motorlarının sıralamalarda öncelik verdiği, kullanıcı deneyimini en çok etkileyen faktörler arasındadır. Web siteniz ayda 1000 dolar getiriyorsa, yüzde 98 uptime oranı sunan bir hosting firması kârınızı ayda 20 dolar veya yılda 240 dolar kadar azaltabilir. Ayrıca müşterileriniz veya arama motorlarının gözünde sayfanız istikrarsız göründüğünden trafik akışınız azalabilir ve bu da daha fazla para kaybetmenize neden olabilir. Web sitenizin büyük oranda erişilebilir olması için hosting sektöründe kanıtlanmış bir sicile sahip, güvenilir bir hosting sağlayıcısı bulmanız önemlidir. Müşteri desteği de en iyi değerlendirme faktörleri arasında yer alır. Bir sorun olduğunda en kısa sürede bir temsilci ile görüşebilmeniz için 7/24 destek sunan bir hosting firmasıyla çalışmanız önerilir. Ayrıca web hosting planınız web sitenizin performansında etkilidir. Paylaşımlı hosting paketleri, sunucu kaynaklarını diğer web siteleriyle paylaştığınız için kesinti süresine en duyarlı olanlardır çünkü bir web sitesindeki bir sorun veya trafik artışı, söz konusu sunucudaki tüm siteleri etkileyebilir. VPS, VDS ve dedicated sunucu planları daha fazla kaynak ve yalıtılmışlık sunar: siteniz yine de bakımla ilgili kesinti süresine maruz kalacaktır, ancak trafik artışları nedeniyle kesinti yaşamanız beklenmez. Çalışma süresi oranlarınızı artıracak bir başka hosting seçeneği de bulut hosting paketleridir. Bulut sunucular, verilerinizin birden çok sunucuda depolanmasını sağlayan yedekli bir yapıya sahiptir ve sunuculardan biri kapanırsa siteniz yayında kalmaya devam eder. Uptime Oranı Nasıl Hesaplanır? Uptime oranı; online olma süresinin toplam etkin kullanılabilirliğe bölünmesiyle elde edilir. Mutlak değer (363 gün) veya yüzde (% 99,7) dahil olmak üzere birkaç farklı şekilde ifade edilebilir. 365 gün x 24 saat = 8.760 aktif çalışma saati anlamına gelir. Yılda en fazla 10 saatlik bir kesinti olabileceğini iddia eden bir hosting firması; 8.760 aktif çalışma saati – 10 saat kesinti = 8.750 saat erişilebilirlik sunacağını bildirmiş olur. Toplam online olma süresini, toplam erişilir olunabilecek süreye bölersek: uptime oranının 8.750 / 8.760 =% 99.885 olduğunu görürüz. Bir hosting firmasının % 99 uptime oranı vadetmesi; % 1’lik kesinti süresine sahip olduğu anlamına gelir. % 99 kulağa iyi bir oran gibi gelebilir ancak bu yüzdeyi zamana çevirirseniz, bu firmanın sunucularının bir yılda yaklaşık 3 buçuk gün erişilmez olacağı gerçeğiyle yüzleşirsiniz. Kişisel web siteleri, bloglar ve bilgilendirme amaçlı siteler için bu 3 gün sorun teşkil etmeyebilir ama büyük e-ticaret siteleri için yılda 3 gün erişilmez olmak ciddi zarar anlamına gelebilir.   GÜNLÜK KESİNTİ HAFTALIK KESİNTİ AYLIK KESİNTİ YILLIK KESİNTİ %98 28,8 dakika 3,4 saat 14,4 saat 7,3 gün %99 14.4 dakika 1,7 saat 7,2 saat 3,65 gün %99.9 1,44 dakika 0,17 saat 0,72 saat 8,8 saat           Uptime Oranlarının Günlük, Haftalık, Aylık ve Yıllık Kesinti Süreleri Yukarıdaki tablodan da görebileceğiniz gibi, % 99 uptime oranı ile % 99,9 uptime oranlarının arasında ciddi bir fark bulunmaktadır. Çoğu hosting sağlayıcısının sunduğu uptime garantileri planlanan sunucu bakımını nitelikli kesintiler arasında saymaz. Teorik olarak, siteniz bakım boyunca kapalı kalır ve bunun için herhangi bir geri ödeme de alamazsınız. Doğal afetler, internet arızası veya bilgisayar korsanlığı gibi faktörler de kesintisiz çalışma garantisi kapsamında olmayabilir. Bir hosting sağlayıcının geri ödeme teklifi çalışma süresi performanslarının iyi olduğunun bir göstergesi olabilir. Ancak sitenin türüne göre kapalı kalma süresinin telafisi, bu sürede kaybedilen para miktarına kıyasla önemsiz kalabilir. Özet Uptime, web sitenizi barındıran sunucunun çalışır durumda olduğu süredir. Uptime oranları genellikle % 99,95 gibi bir yüzde olarak listelenir. Bir hosting sağlayıcısı yüksek uptime oranlarına sahipse bu; sunucularının iyi performans gösterdiği anlamına gelir. Saniyelerin önemli olduğu bir dünyada, kusursuz ve tutarlı bir müşteri deneyimi sunmak için güvenilirlik birinci önceliktir, bu nedenle uptime oranı önemsenmelidir.
Bayi Hosting (Reseller) Nedir? Bayi Hosting Ne İşe Yarar?
Bayi Hosting (Reseller) Nedir? Bayi Hosting Ne İşe Yarar?
Maliyetli altyapılar oluşturmakla uğraşmadan yüzlerce web sitesi sahibinden para kazanmak isteyenler “Reseller hosting nedir? , Ne işe yarar? ve Dikkat etmeniz gereken noktalar nelerdir?” sorularına verdiğimiz yanıtlara mutlaka göz atmalı! Genelde serbest çalışanlar açısından istikrar kolay olmasa da kaliteli bir firmadan alacağınız reseller (bayi) hosting paketi ile kendi hosting planlarınızı oluşturup oldukça sağlam bir başlangıç ve kazançlı bir yatırım yapabilirsiniz. Bayi Hosting (Reseller) Nedir? Bayi hosting; işletme sahiplerinin, serbest çalışanların, web sitesi tasarımcılarının ve girişimcilerin yüksek altyapı maliyetleri ödemek zorunda kalmadan, kendi özel markaları altında hosting paketleri satmalarına denir. Bir hosting firmasından sunucu kiralamanızı ve bant genişliği, depolama alanı gibi sunucu kaynaklarını web sitesi sahiplerine pazarlamanızı sağlayan reseller hosting ile kendi belirlediğiniz özelliklere sahip hosting planları oluşturabilir ve dilediğiniz gibi kâr payları belirleyebilirsiniz. Bu alanda başarı şansınızı katlamanıza yardımcı olacak en önemli noktaları; kaliteli bir hosting firmasıyla çalışmak, ön plana çıkmanızı sağlayacak bir niş (küçük bir pazar) bulmak ve müşteri desteğine önem vermek olarak sıralayabiliriz. Bir reseller hosting paketi aldığınızda sektörün en iyileriyle rekabet etmeyeceğinizi bilmelisiniz. Bu devasa şirketler sizin sunamayacağınız fiyat ve rekabet avantajlarına sahiptirler. Bunun yerine, amacınız daha niş bir hosting şirketi oluşturmak olmalıdır. Böylece hedef kitlenizin ihtiyaçlarını anlayarak daha iyi müşteri hizmeti sunabilir, doğrudan büyük hosting firmalarıyla kapışmak zorunda kalmadan daha düşük bir rekabet seviyesine sahip olabilirsiniz. Bayi Hosting Ne İşe Yarar? Bayi hosting planları oldukça ucuzdur ve hosting sağlayıcısı olmak için gereken teknolojiyi, altyapıyı ve ekipmanı satın almanız gerekmediğinden düşük maliyetle iş kurmanızı kolaylaştırır. Güncellemeler, sunucu bakımı, bağlantı, güvenlik gibi tüm teknik görevler hosting firmasının sorumluluğunda olduğundan bir ton teknik bilgi ve fazla çaba gerektirmez, bir bayi hosting paketi alıp otomatik faturalandırma sisteminin entegresi, pazarlama staratejileri ve teknik destek biriminizin kurulması gibi işlerinize hızlıca odaklanabilirsiniz. Başka bir web hosting firmasının kaynaklarını satıyor olsanız da bayi hosting kendi markanızı oluşturmanıza olanak tanır. Temel olarak, bu, müşterilerin başka bir şirketten hosting kiraladığınızı bilmeyeceği anlamına gelir. Bayi hosting; e-posta barındırma, domain kaydı, cPanel, SSL sertifikası ve web sitesi yedeklemeleri gibi ek özellikler sunarak kazanç yollarınızı artırma imkanı da sunar. Web hosting yüksek rekabet içeren bir sektör olsa da doğru adımlar atarak reseller hosting ile kendi işinizi başlatmak oldukça kârlı olabilir. İşletmenizin çok fazla trafik alan, çok fazla sayfa içeren bir veya daha fazla web sitesi varsa, reseller hosting size diğer hosting planlarına oranla daha fazla sayıda özellik sunacaktır. Örneğin; ek hosting planları satın almak zorunda kalmadan sitelerinizin farklı bölümlerini farklı URL’lerden ve farklı sunuculardan çalıştırabilirsiniz. Bayi Hosting Fiyatları Nasıl Belirlenir? Müşterilerinizi memnun etmek ve müşterilerinizle iyi ve sağlıklı ilişkiler sürdürmek için, mümkün olan en düşük fiyatla en iyi hizmeti sunmalısınız. Kârınızı bayi hosting için ödediğiniz fiyata, web hosting paketlerinizi için belirleyeceğiniz ücretlere ve başlangıç ​​maliyetlerinize bağlı olacaktır. Hosting, müşteriler açısından düzenli ödeme gerektiren bir hizmet olduğundan, fiyat – performans oranını gözettiğinizde, uzun süre bağlantıda kalacağınız müşterilere sahip olmanız kolaylaşacaktır. Bayi Hosting Hakkında Dikkat Etmeniz Gerekenler Sunucunuzun tam kontrolü, çalıştığınız hosting firmasına ait olacağı için güçlü donanımlara sahip hosting sektöründe isim yapmış firmaları tercih etmeniz önemli. Orijinal web hosting şirketinin kalitesi başarınızdaki en belirleyeci faktör olacaktır. Aldığınız reseller hosting planı, müşterilerinize yüksek performanslı bir sunucuda etkileyici bir bant genişliği ve yeterli disk alanı sağlıyorsa, müşterilerinizin sitelerinin hızlı yüklenmesini ve her zaman erişilir olmasını sağlayabilirsiniz. Bu aynı zamanda yeni müşteriler çekmenize de yardımcı olacaktır. Fiyat konusunda dev hosting firmaları ile rekabet etmek kolay olmayacağı için fark yaratabileceğiniz yöntemler ve hizmet türleri bulmanız gerekecektir. Web hosting sağlayıcınızı değiştirmeye karar verirseniz, müşterilerinizin tüm verilerini de aktarmanız gerekir. Bu inanılmaz derecede zor olabilir, bu nedenle bir dedicated sunucunuzun veya VDS ya da VPS gibi bir sanal sunucunuzun olması önerilir. Özel bir sunucuya sahip olmak, sağlayıcıları değiştirmeyi kolaylaştırır ama maliyeti artırır. Karşılaşabileceğiniz en büyük sorun, web hosting firmalarının aksine, müşterilerinize etkin teknik destek sağlayamamak olabilir. Bu konuya en başından itibaren özen göstermeniz önerilir. Bayi Hosting ile Para Kazanmak Bayi hosting fiyatları incelendiğinde gerçekten de düşük maliyetle yola çıkılabileceğini görüp şaşırabilirsiniz. Reseller hosting ile para kazanma planları yapıyorsanız aşağıdaki adımları izleyerek ilerlemenizi öneririz: Tesisatçılar, avukatlar gibi bir hedef kitle belirleyerek hangi işe odaklanacağınızı netleştirin. Sizinle aynı ya da benzer nişi hedefleyen rakiplerinizin web sitelerini inceleyerek sundukları barındırma türü veya ek hizmetlerin neler olduğunu, fiyat konusunda rekabet edip edemeyeceğinizi ve pazarlama yöntemlerini anlamaya çalışın. Blog ve sosyal medya hesaplarına hatta yayınladıkları reklamlara da mutlaka göz atın. Herhangi bir organik trafik alıp almadığını veya herhangi bir anahtar kelime için teklif verip vermediklerini görmek için SEMRush veya Ahrefs gibi araçları kullanabilirsiniz. Bu araştırmaların sonunda nişinizi netleştirebilir ve rekabet etmek için neler yapmanız gerektiğine dair güçlü fikirler edinebilirsiniz. Örneğin premium paketlere odaklanmanız gerektiğine dair bir sonuç çıkarabilirsiniz. Araştırmalarınız sonunda müşterilerinize hangi hosting paketlerini ve ek özelliklerini sunmak istediğinizi belirleyin. Örneğin, paylaşımlı hosting, VPS ve dedicated sunucu planları satmak veya sadece WordPress hosting ya da bulut hosting gibi belirli bir nişle başlamak isteyebilirsiniz. Sunmak istediğiniz hizmet ve ürün türlerini belirledikten ve ihtiyaçlarınızı anladıktan sonra, bunlarla uyumlu hosting şirketinin ve en iyi bayi hosting planının hangisi olduğuna karar vermelisiniz. Böylece bayi hosting paketi satın alacağınız şirketle, bayi hosting paketlerinin özellikleri ve gereken tüm detayları görüşmeye başlayabilirsiniz. Bir bayi hesabına kaydolduktan sonra web sitenizi oluşturmalısınız. Web siteniz doğrudan hedef kitlenize hitap etmeli, kullanıcı dostu olmalı, ödeme işlemleri ve canlı sohbet gibi ögeler içermelidir. Müşteri desteği, aslında bir kullanıcının web sitenizi ziyaret ettiği an başlar: Hizmetlerinizle ilgili soruları olduğunda, anında canlı sohbet yoluyla bir temsilciye ulaşabilmeleri bu yüzden önemlidir. En iyi reklam memnun müşterilerdir; mükemmel müşteri desteği sağlamak, hizmetinizi öne çıkaracaktır. Bazı büyük hosting şirketleri, bayi paketlerinin bir parçası olarak tüm destek taleplerini ele almayı vadedebilir ancak genellikle müşterilere sunulacak destek bayinin sorumluluğundadır. Bir hosting paketi satın alan müşterilerinizin hosting hesaplarını nasıl yöneteceklerini ve size nasıl ulaşabileceklerini anlatan otomatik olarak gönderilecek bir bilgilendirme e-postası ayarlamak gibi başlangıç aşamasında halletmeniz gereken önemli detayları etraflıca düşünmelisiniz. Belirli bir nişe odaklanarak büyük bir pazarın küçük bir segmentine ulaşmaya çalışmanız pazarlama stratejilerinizi de kolaylaştıracaktır. Benimsediğiniz pazarlama stratejisi, piyasadaki diğer satıcılardan sıyrılmanıza yardımcı olmalıdır. İlk olarak, hedef kitlenize nasıl ulaşacağınızı belirlemekle başlayın. Örneğin, organik arama terimleri için bir blog oluşturmak, arama motoru ve sosyal medya reklamcılığı için bütçe ayırmak, nişinize rakip olmayan sitelerle bir ortaklık kampanyası yürütmek gibi konulara eğilebilirsiniz. Özet Reseller hosting temelde hizmete dayalı bir işletme yürüteceğiniz anlamına geldiği için çok fazla çalışma, yüksek motivasyon gerektiren, destek ve pazarlama ayağı güçlü bir işe koyulduğunuzu en baştan bilmeniz önemlidir. Güvenilir ve tanınmış bir hosting firmasından bayi hosting paketi almak düşük maliyetli bir yatırım olduğundan kendi işini kurmak isteyen girişimciler için mükemmel bir seçenek olarak görülmektedir. Kaliteli bir hosting firması, doğru niş, özveri ve programcı olmasanız da bazı temel teknik beceriler ile bayi hosting hizmetini çok kârlı bir işletmeye dönüştürebilirsiniz. Özetle “Bayi hosting nedir?” sorusunu; bir kişinin veya kuruluşun bir web hosting firmasından sunucu kiralaması veya satın alması ve kendi müşterilerine satması şeklinde yanıtlayabiliriz.
Inode Nedir? Inode Limiti Nedir?
Inode Nedir? Inode Limiti Nedir?
Dosya sistemlerinin temel parçaları olan inode’lar, kullanım limitlerine dair bir sorunla karşılaşılmadıkça varlıklarının farkına varılmayan, kendi halinde görevlerini yürüten yapılardır. Inode Nedir? Index node’un kısaltılmış hali olan inode dizin düğümü anlamına gelir. Inode’lar, dosya sisteminde perde arkasında çalışan küçük dizin dosyalarıdır. Web sitenize veya herhangi bir diske bir dosya yüklediğinizde, dosyayı oluşturan veriler birden çok blokta saklanır. Bu bloklar her zaman gruplar halinde düzenlenmez. Diskin farklı alanlarına dağılmış olabilirler:   İnode, dosya sisteminin diskteki verileri nerede bulacağını bilmesini sağlayan talimatları, dosyanın boyutları, sahiplikleri, izinleri gibi tanımlayıcı verileri içerir. Ayrıca dosya tipi, dosya erişim, silme ve değiştirme tarihleri, bağlantı sayısı gibi veriler de inode’larda depolanır. Linux ve diğer Unix benzeri işletim sistemleri, klavye, fare, yazıcılar, monitör, sabit disk, işlemler ve dizinler gibi her şeyi bir dosya olarak kabul ederler. Inode’lar, Linux dosya sistemi tarafından dosya üzerinde işlemleri tanımlamak ve gerçekleştirmek için kullanılır, dosyaların düzenlenmesine yardımcı olur. Linux sistemi, bir dosyayı adı ile değil, inode numarasıyla dahili olarak tanımlar. Bu aynı zamanda, farklı dosya adlarına sahip dosyaların aynı inode’u işaret edebileceğinden, birden çok sabit bağın korunmasını sağlar. Linux Hosting Ürünlerimizi İncelediniz mi? Inode kullanımının, WordPress web sitenizin sahip olduğu sayfa sayısının ötesine geçen birçok faktöre bağlı olduğunu unutmamak önemlidir. Örneğin, birçok özelleştirme seçeneği olan gelişmiş bir WP teması, bu ekstra özelliklerden herhangi birini kullanıp kullanmadığınıza bakılmaksızın yüzlerce veya binlerce dosyadan oluşur. Basit bir WordPress teması ise yalnızca 50 veya 60 dosya içerebilir. Sadece birkaç yüklü eklenti ve tema ile birkaç gönderi içeren basit bir WordPress web sitesi, genellikle 9.000 ila 13.000 inode kullanır. Her bir gönderide yaklaşık 3-5 görsel içeren, 250 post ve yaklaşık 30 eklentiye sahip bir blog ise yaklaşık 25.000 inode kullanır. Yalnızca tek bir sayfadan oluşan ve altı eklenti yüklü küçük bir işletme web sitesinin de 17.000 inode kullandığını söyleyebiliriz. Özetle, karmaşık bir temaya sahip bir web sitesi, basit bir temayı çalıştıran bir web sitesinden önemli ölçüde daha fazla inode gerektirebilir – ilkinde daha az gönderi ve sayfa olsa bile. Genel olarak, haftada birkaç kez yeni yayınlarla güncellenen amatör bir WordPress web sitesinin, birkaç yıl çalıştıktan sonra bile 35.000’den fazla inode gerektirmesi pek olası değildir. Inode Limiti Nedir? Ne İşe Yarar? Sistemdeki her dosyaya karşılık gelen bir inode bulunur. Büyük ya da küçük her bir dosya, dosya sisteminde tek bir inode kullanır. Bilindiği üzere web siteleri, sunucularda depolanan dosyalardan oluşur. Inode sınırı, sunucunuzda depolayabileceğiniz maksimum dosya ve klasör sayısını belirtir. Yani bir hosting şirketi inode sınırını 200.000 olarak belirttiğinde bu; web sitenizin 200.000’den fazla dosya ve klasör içeremeyeceği anlamına gelir. Herhangi bir sınırlama yoksa, sunucudaki tek bir kullanıcı nispeten az depolama alanı kullanırken mevcut tüm inodları kullanabilir. Çok sayıda küçük dosya oluşturmak veya kullanmak için tasarlanmış bir web sitesi bir sorun gibi görünmeyebilir. Çünkü, yüz binlerce küçük dosya çok az depolama alanı kaplar ancak çok sayıda inode tüketir. Yani bir klasörün çok fazla depolama alanı kullanması, inode kullanım sorununa neden olmayabilir: Sitenize uzun, yüksek çözünürlüklü bir video yüklerseniz, 100MB depolama alanı kullanmasına rağmen yalnızca tek bir inode kullanabilir. Bir barındırma hesabı, bir depolama alanı sınırına ulaşmadan önce inode sınırına ulaşabilir. Bir sunucudaki tek bir kullanıcının mevcut tüm inode’ları tüketmesini önlemek için inode kotaları mevcuttur. Genellikle, Inode limitinize yaklaşmaya başladığınızda, hosting sağlayıcınız size web sitenizin kullandığı dosya sayısını nasıl azaltacağınıza dair tavsiyeler içeren bir uyarı e-postası gönderir. Dosya sayısını azaltmayı başaramazsanız ve yine de sınırınızı aşarsanız, web siteniz siz şunları yapana kadar kapatılabilir: Inode’ları temizlemek için dosyaları silmek Daha yüksek Inode limitlerine sahip bir hosting planına geçmek Ayrıca web sitenize dair otomatik yedeklemelerinin alınması durdurulabilir. Son olarak bu konuda bilmeniz gereken bir diğer nokta da hosting firmalarının “sınırsız” depolama alanı vaadedetmelerinin ne yazık ki inode sınırının olmadığı anlamına gelmediğidir. Inode Temizleme İşlemi Nasıl Yapılır? Inode kullanımını azaltmanın tek yolu dosya kullanımını azaltmaktır çünkü klasör yapınız ne kadar karmaşıksa, o kadar çok inode kullanırsınız. Inode temizleme yollarını şu şekilde sıralayabiliriz: Kullanılmayan Dosyaları Silinİnode kullanımını azaltmanın ilk yolu kullanılmayan dosyaları, temaları ve eklentileri silmektir. Bir dosyayı sildiğinizde, inode’u da silinir. Güncel olmayan, gereksiz eklentilerin ve temaların her birinin inode kotanıza dahil olduğu ve sorunlara neden olabileceğini bilmelisiniz (Genelde aktif temanızın ve bir ana temanın kalması önerilir; çekirdek temayı yüklü ama devre dışı bırakarak, ortaya çıkabilecek sorunları giderme olanağınız olur). Sitenizin hızlı yüklenmesini sağlamak için eklenti kullanımını da düşük tutmaya çalışmalısınız. Bulut Depolamayı Kullanınİkinci en etkili yöntem, harici dosya depolama yöntemlerini kullanmaktır. Google, Amazon ve Microsoft gibi yüzlerce dev şirket bulut depolama sistemlerine sahiptir. E-postanızı Kontrol EdinInode kullanımı söz konusu olduğunda genellikle göz ardı edilen şey e-postalardır. Eğer bir e-posta pazarlama kampanyasında binlerce e-posta göndermek için kullandığınız bir e-posta hesabınız varsa ve “gönderilen” klasörünüzü temizlemediyseniz, bu e-posta hesabı binlerce inode’dan sorumlu olabilir. Hatta bir süredir kullanmadığınız bir e-posta hesabının spam klasöründe biriken yüzlerce hatta binlerce ileti de çok sayıda inode’unuz var anlamına gelebilir. Eski e-postaları veya büyük spam klasörlerini temizleyebiliyorsanız, çok fazla inode alanı boşaltabilirsiniz. Bloğunuzun süresi dolan önbelleğini düzenli aralıklarla temizleyin.Web sitenizi hızlandırmak ve performansı artırmak için harika işler çıkaran önbellek eklentileri aynı zamanda önemli bir inode fazlalığı da yaratırlar. ÖZET İlk kez web sitesi sahibi oluyorsanız, inode limiti hakkında endişelenmeniz gerekmeyebilir; sitenizin inode sınırlarını aşma tehlikesine sokacak kadar dosya içerme olasılığı düşüktür. Çoğu hosting sağlayıcısının inode limitleri de yeni başlayanların ilk birkaç yıl boyunca herhangi bir sorunla karşılaşma ihtimalinin olmamasını sağlayacak kadar cömerttir. Başlangıçta kaç inode’a ihtiyacınız olabileceğine karar vermek için yukarıda “İnode nedir?” bölümünde yer alan yaklaşık değerlere göz atabilirsiniz. Ancak büyük web sitelerine sahip deneyimli kullanıcılar ve aynı hosting şirketinde birden fazla web sitesini barındırmayı planlayanlar inode sınırlarını dikkate almalıdır.
Web Hosting Türleri ve Hosting Seçimi
Web Hosting Türleri ve Hosting Seçimi
Web hosting (web sitesi barındırma); web sitenizin içeriğinin kesintisiz internet bağlantısı bulunan, soğutma – güvenlik gibi önlemler altında sürekli çalışacak şekilde tasarlanmış bir sunucuda depolanmasına ve sitenizin Dünya’nın her yerinden günün her anında ziyaretçileriniz tarafından görüntülenmesine olanak tanıyan teknolojik altyapıya denir. Farklı amaç ve büyüklükteki web siteleri için farklı türde sunucu çözümleri bulunur. Hosting türleri adı altında listelediğimiz bu çözümlere ve hosting seçimi için anlamanız gereken terimlere göz atarak web sitenizin bilinçli kararlar üzerinde yükselmesini sağlayabilirsiniz. Hosting Türleri Web siteniz için atılması gereken en önemli adımlardan birinin doğru hosting seçimi olduğunu bilmelisiniz. Hosting türleri hakkındaki açıklamalarımız her birinin kendine özgü artılarını ve eksilerini öğrenmenizi, web sitenizin ihtiyaçları ve bütçeniz için en uygun hosting planını seçmenizi kolaylaştırmayı amaçlamaktadır: Paylaşımlı Hosting Yeni web sitesi sahiplerinin ihtiyaçları için oldukça makul bir seçenek olan paylaşımlı hosting bir çok web sitesinin tek bir sunucuyu kullanılması şeklinde tanımlanabilir. Bu hosting türünde sunucunun tüm kaynakları; üzerindeki web siteleri tarafından paylaşılır.   Düşük fiyatlı olması paylaşımlı hostingin en büyük avantajlarındandır, bir diğeri de teknik bilgi gerektirmemesidir. Özel (Dedicated) bir sunucuyla karşılaştırıldığında doğal olarak daha yavaş yükleme süreleri sunan paylaşımlı hosting, yüksek trafiği yönetme konusunda da en pahalı hosting çözümü olan dedicated sunucu kadar yeterli olamaz. Paylaşımlı hosting, sunucudaki bir web sitesinin, diğer sitelerin performansı üzerinde olumsuz etkisi yaratma ihtimalini taşır. Ancak paylaşımlı hosting; bloglar, kişisel siteler ve küçük işletmelerin basit web sitesi ihtiyaçları için yeterli ve hesaplı bir seçenektir. WordPress Hosting WordPress hosting; daha verimli ve daha güvenli WordPress siteleri için WordPress’e özel; sunucu yapılandırmaları, kolay kurulum ve müşteri hizmeti sunan bir hosting türüdür. WordPress Hosting Nedir? adlı yazımıza göz atarak kaliteli bir WordPress hosting hizmetinin neden paylaşımlı hosting planlarından çok daha avantajlı olduğunu anlayabilirsiniz. VPS- VDS Sanal sunucu türleri olan VPS ve VDS aslında paylaşımlı hostinge benzeyen ancak sanallaştırma teknolojisi ile kullanıcılara kaynak tahsisi vadeden bir hosting çözümüdür. Bir sanal sunucuda web sitenizi barındırdığınızda dedicated sunucuda çalışan bir web sitesine benzer imkanlara çok daha uygun fiyatlarla sahip olabilirsiniz. Pek çok kişi paylaşımlı hosting ile başlamayı ve daha sonra web sitesinin trafiği arttığında VPS’e, daha da yüksek verim için VDS’e geçmeyi tercih eder. VPS üzerindeki web siteleri performans açısından birbirlerini etkileyebilir. VDS’te bu yaşanmaz çünkü daha izole alanlarda web siteleri barındırılır. Bu nedenle VDS; e-ticaret siteleri veya hassas bilgiler toplayan siteler için güvenli ve yüksek performanslı popüler bir seçenektir. Sanal sunucuların önemli bir avantajı özelleştirme ve root erişimi sunabilmeleridir ancak iyi yapılandırılmış bir sunucu için teknik anlayış şarttır. Bulut tabanlı sanal sunucular yedekli yapıları nedeniyle en güvenilir sanal sunucu türleridir. VPS, VDS ve diğer hosting çözümlerinin karşılaştırılmasını içeren Sanal Sunucu Nedir? adlı yazımıza okumanız; hedeflerinize emin adımlarla ilerlemeniz açısından fark yaratabilir. Dedicated Sunucu Dedicated Sunucu da denen özel bir sunucuya sahip olmak, sitenizin trafik artışının veya diğer web sitelerindeki herhangi bir sorunun sitenizin performansını etkilemeyeceğini garanti eder çünkü sunucu üzerinde sizden başka kullanıcı bulunmaz. Bir sunucu bütünüyle sitenize adanmıştır. Dilerseniz kendinize ait birkaç siteyi ya da tek başına büyük bir siteyi barındırabilirsiniz. Güvenlik, esneklik ve performans açısından en üst seviyedeki hosting çözümüdür ancak maliyeti diğer seçeneklere göre daha yüksektir. Bu nedenle, dedicated sunucu için karar vermeden önce gerçekten bu ölçekte performans ve kontrol ihtiyacınızın olup olmadığından emin olmanız gerekir. Daha hızlı yüklenen sayfalar ve başka hiçbir hosting çözümünün vadedemeyeceği güvenlik gibi artıları bulunan dedicated sunucular; çok yüksek trafikli web siteleri için uygundur ve günlük trafiğinizden 30 kat fazla artışı rahatlıkla yönetebilir. Bulut Sunucu Bulut sunucu, birçok sunucunun bir ağ üzerinden birlikte çalışarak, yüksek sunucu kaynağı ihtiyacının karşılanması ve kesintisiz erişim için tasarlanmış son zamanların en popüler hosting çözümüdür. Bulut sunucularda CPU, RAM gibi kaynaklar çok sayıda sunucudan karşılanır ve bir web sitesinin yedekleri çok sayıda sunucuda tutulur. Bu yapı; bir sunucu arızası nedeniyle herhangi bir kesintide kümedeki bir diğer sunucunun görevi üstlenmesiyle web sitesinin erişilemez olma ihtimali ortadan kaldırır. Biraz pahalı olan ve teknik becerilere sahip olmanız gereken dedicated sunuculara göre oldukça ekonomiktir ve yönetimi kolaydır. Bulut sunucular ile diğer hosting çözümleri arasındaki karşılaştırmalarımızı Bulut Sunucu Nedir? adlı yazımızdan okuyabilirsiniz. Bayi Hosting Reseller hosting olarak da bilinen bayi hosting basitçe, bir hosting firmasından hosting hizmeti alıp kendi markanız, kendi belirlediğiniz fiyatlar ve özelliklerle hosting paketleri şeklinde kendi müşterilerinize satmak olarak açıklanabilir. Reseller hostingin büyük yatırımlar yapmak ve teknik donanımlarla uğraşmak zorunda kalmadan kısa sürede iş kurmak isteyenler ya da web hosting ihtiyacı olan niş müşteri tabanlarına ulaşabilecek olanlar için oldukça şık bir fırsat olduğunu söyleyebiliriz. Bayi hosting hakkında dikkat etmeniz gerekenleri anlatan kapsamlı yazımız, internetten para kazanmak isteyenler için yol gösterici olacaktır: Bayi Hosting Nedir? Bireysel ve Kurumsal Hosting Nedir ? Bireysel hosting genellikle sunucu kaynaklarının diğer web siteleri ile paylaşıldığı, uygun fiyatlı hosting paketleri için kullanılan genel bir terimdir. Çoğunlukla kişisel web siteleri ve bloglar tarafından tercih edilir. Küçük çaplı web siteleri bireysel hosting paketleri ile performansla ilgili sorunlar yaşamadan günlük yüzlerce hatta binlerce ziyaretçiyi ağırlayabilir. Kurumsal hosting ise işlemci, ram ve disk alanı açısından daha yüksek kaynaklara ihtiyaç duyan işletmelere ve şirketlere yönelik hosting paketleri için kullanılan bir terimdir. Genellikle günlük yedeklemeler, yüksek e-posta kotası gibi daha özel ihtiyaçlara odaklanarak işletmeleri desteklemeye çalışan hosting çözümlerini kapsar. Linux ve Windows Hosting Nedir ? Yukarıdaki tüm hosting türlerinde Windows ya da Linux işletim sisteminin yüklü olduğu sunucuları seçme olanağınız bulunur, aslında bu tercihte kullanmayı planladığınız dosya ve işlevlerin türü belirleyicidir. Bir web sitesi ASP, .NET, Microsoft Access veya Microsoft SQL Server dosyalarını kullanıyorsa, hosting hizmetinin Windows tabanlı olması gerekir. PHP, Perl, WordPress, MySQL gibi diğer tüm dosya türleri Linux tabanlı bir web sunucusunda çok daha kolay çalışır. Gerçekte bu dosyalar Windows hosting ile de çalışmaktadır, ancak Linux platformu özellikle bu veri türleriyle çalışmak için tasarlanmıştır. Linux açık kaynaklı olması, kararlılığı, hızı, daha ekonomik ve güvenli oluşu ile bilinir. Ancak sistemi mükemmel bir şekilde kurmak için, inceliklerini anlamanız gerekebilir. Buna karşılık Windows; kapsamlı konfigürasyon gerektirmeyen işlevsel bir sistem arayanlar için kullanım kolaylığı ile öne geçebilir. Bu konuda iki işletim sistemini karşılaştırdığımız Windows Hosting ve Linux Hosting Arasındaki Farklar adlı yazımıza göz atmanız tabloyu netleştirecektir. Hangi Hosting Paketini Seçmeliyim? Hosting paketleri; web sitenizin barınacağı sunucunun kaynaklarını ne ölçüde kullanacağınızı gösteren planlardır. Depolama alanı, bellek, işlemci gücü ve verileri aktarabilme hızı gibi bileşenlerden oluşur. Bu bileşenler aşağıdaki faktörlerde etkilidir: Verim: Sunucunuzun verileri işleme ve aktarma yeteneği, sitenizin sayfalarının ne kadar hızlı yüklenebileceğini belirler. Sitenizin ne kadar trafiği kaldırabileceği: Siteniz, kullandığınız sunucu kaynaklarını zorlayacak kadar fazla ziyaretçi alırsa, sunucu çökebilir. Bu, web sitenize bir süreliğine erişilememesi demektir ve itibar kaybı yaşamanıza neden olabilir. Maliyet: Bir hosting planı ne kadar çok kaynak sunarsa fiyatı o kadar yüksektir. Hosting planı seçerken sitenizin boyutu, amacı ve öngördüğünüz trafik miktarı belirleyici olacaktır. Ancak, hosting paketlerini araştırırken karşılaşma olasılığınızın en yüksek olduğu terimler hakkında fikriniz olması her şeyi kolaylaştıracaktır: SSD (Depolama Alanı) SSD, bilgisayarlarda, sunucularda depolamadan sorumlu olan donanım parçasıdır. SSD kapasitesi, web sitelerinizin maksimum boyutunu belirler. Genel olarak, hosting planlarında maksimum kapasite Gigabayt (GB) cinsinden listelenir. Medya dosyaları ve dinamik içerik gibi birçok faktör web sitenizin boyutunu etkiler. Ancak ortalama bir web sayfasının boyutu 2 MB’nin biraz altındadır. Web sitenizin toplam boyutunu tahmin etmek için, Pingdom Tools gibi bir platform kullanarak page size verisinden yola çıkabilir kendi ortalamanızı bulup sitenizdeki sayfa sayısıyla çarpabilirsiniz. Bant Genişliği (Trafik) Bant genişliği, bir sunucunun verileri aktarabildiği hızı ifade eder. Başka bir deyişle, web sitenizin içeriğini ziyaretçilere ne kadar hızlı gösterebileceğini belirler. Bant genişliğini geniş bir borunun belirli bir sürede ince olan bir borudan daha fazla su yani veri sağlamasına benzetebiliriz. Hosting planları, bant genişliğini trafik (ziyaretçi sayısı) şeklinde listeler. Çok büyük miktarda depolama alanınız olabilir, ancak bant genişliğinizin düşükse verileriniz yavaş aktarılır ve çok fazla trafik sunucunuzu zorlayabilir. Tıpkı depolama alanında olduğu gibi, sitenizin bant genişliği ihtiyacını da tam olarak belirlemek zordur. Sayfa görünümlerini Google Analytics gibi bir araçla izlemeniz gereksinimleriniz hakkında kabaca fikir edinmenizi sağlayabilir. RAM (Bellek) RAM, sitenizin barındığı sunucunun aynı anda birden çok isteği işlerken kullandığı kısa süreli belleği ifade eder. Hosting planlarında genellikle, GB cinsinden listelenir. Yüksek düzeyde trafik alan, çok sayıda dinamik öğe içeren ve WordPress, Drupal, Joomla gibi bir İçerik Yönetim Sistemlerini (CMS) kullanan siteler diğerlerinden daha fazla RAM’e ihtiyaç duyar. RAM’in tükenmesi sitenizde “500 Dahili Sunucu Hatası”na neden olabilir (500 Internal Server Error). CPU (İşlemci) CPU sunucunun beynidir ve sunucuda yerine getirilmesi gereken işlevleri gerçekleştirir. CPU genellikle iki veya daha fazla “çekirdeğe” sahiptir. Her bir ek çekirdek, işlem gücünde artış sağlayarak sunucunuzun daha fazla isteği işlemesini ve daha hızlı gerçekleştirmesini sağlar. Büyük veya karmaşık siteler için trafik dalgalanmaları ve yüksek hacimli komut dosyası istekleri, CPU’larınızı aşırı yükleyebilir ve sitenizde kesintilere neden olabilir. Genellikle, sitenizin trafik hacmi ve içerdiği dinamik öğelerin sayısı, kaç CPU çekirdeğine ihtiyacınız olduğunun en iyi göstergelerdir. Özet Sınırlı bütçe ile basit bir web sitesi oluşturmak isteyenler paylaşımlı hosting ya da WordPress hosting ile başlayıp sitelerinin trafiği arttığında orta ve daha büyük ölçekli web siteleri için önerilen sanal sunucu gibi daha verimli hosting çözümlerine yönelebilir. Kesintisiz erişim konusunda takıntılı olanlar ya da dönemsel trafik dalgalanmaları yaşayanlar bulut sunucu çözümlerini tercih etmelidir. Web siteleri için yüksek performans ve güvenlik arayışında olanlar, dedicated sunucu denen özel sunucuları seçebilir. Az maliyetle iş kurmak isteyen girişimcilerin hosting seçimi bayi hosting olmalıdır. Hosting seçimi yaparken yararlı olacağını düşündüğümüz bilgileri paylaşmaya çalıştık. Kararınızı netleştirmek isterseniz destek ekibimize danışarak hangi hosting türleri ile web sitenizin daha verimli olacağını öğrenebilirsiniz.
RDNS (PTR) KAYDI NEDİR ?
RDNS (PTR) KAYDI NEDİR ?
RDNS (Reverse Domain Name System) ters isim kaydı anlamına gelmektedir. PTR kaydı olarak da isimlendirilir.Rdns tanımlaması; hosting hizmeti aldığınız ya da sanal sunucu hizmeti aldığınız, kendinize ait bir sunucuyu barındırdığınız ya da kiralık sunucu hizmeti aldığınız ISP hizmeti veren firmalar tarafından yapılabilir..Bu kayıt işleminin yapılabilmesi için hangi ip adresine hangi ismin kayıt edilmesini istiyorsanız hizmet almış olduğunuz ISP firmasına bunu bildirmeniz gerekir. .Örneğin; 192.168.1.1 ip adresi için www.domain.com şeklinde bir Rdns kaydı yaptırmak istiyosunuz. ISP firmaya bu şekilde bildirim yaparsanız sizin ip adresiniz için gerekli kayıt işlemini yapacaklardır. RDNS kaydı yaptırmazsanız eğer; mail servisi hizmeti veren firmaların mail serverlarına mail gönderememe ihtimaliniz vardır.Firmaların birçoğu genellikle RDNS kayıtlarını kontrol ederken,bir kısmı ise SPF kayıtlarını kontrol etmektedir. Aslında DNS servisi olan tüm sunucularda RDNS girilmesi için kayıt imkanı bulunmaktadır fakat ana ip sağalayıcı kuruluşlar RIPE gibi ip tahsis edildiği zaman ip adresini kiralayan ISP lerin name server adreslerine bu RDNS kayıtlarının girilmesi için kayıt girerler ve bu yüzden sadece ISP ler bu kayıtları girebilmektedir.Eğer ISP firmanızdan size ait bir C Class ip adresi almışsanız, size ait ip adreslerinin RDNS kayıtlarını sizin vereceğiniz sunucudaki name server adreslerine yönlendirilmesini sağlayabilir ve kendiniz bu kayıtları girebilirsiniz. İyi çalışmalar.
IFRAME VİRÜS NEDİR?
IFRAME VİRÜS NEDİR?
Iframe Virüs Iframe virüs bulunan bir bilgisayardan herhangi bir sitenin FTP üzerinden dosyalarına giriş yapılırsa eğer girişi yapılan sitelerin index, default ve/veya tüm dosyalara zararlı bir Iframe kodu yerleştirir. Virüs, sitenize giren kullanıcıların bilgisayarlarına virüs bulaştırmayı amaçlamaktadır. Iframe Virüs Nasıl Bulaşır ? Saldırgan öncelikle güncel antivirus yazılımları ile korunmayan bilgisayarınıza bir virus bulaştırır. Bilgisayarınıza Bulaştırılan virüsun amacı bilgisayarınızdaki FTP Programında şifrenin saklandığı dosyayı ve/veya ftp şifrenizi çalmaktır . FTP bilgileri çalındıktan sonra, saldırgan dilediği zaman ftp girişi yapıp, sitenizin index.*, default.* veya tüm dosyalarınızın html taglarının arasına (genellikle sayfanın sonuna) iftame veya script tagı yerleştirir.Iframe tagı sayfanızın html tagları arasında gizlenir. Sayfanızı ziyaret eden kullanıcılara virus bulaştırmayı amaçlamaktadır. Iframe Virüsten korunmak için yapmanız gerekenler: FTP şifrenizi değiştiriniz. Bilgisayarınızda güncel bir antivirüs yazılımı kullanınız. FTP şifrenizi otomatik girişe ayarlamayın veya FTP girişlerinden sonra şifrenizi değiştiriniz. Iframe Virüsü sitenizdeki php, asp veya asp.net kod açıklarından bulaşmış olabilir. Iframe virüsü bulaşan bir site google arama souçlarında saldırgan bir site olarak gösterilir.Siteniz üzerindeki zararlı içerikleri temizledikten sonra saldırgan site uyarısını kaldırabilmek için aşağıdaki işlemleri yapmanız gerekir. http://www.google.com/webmasters/tools/ adresine giriş yapınız. Gmail hesabınız veya yeni bir hesap ile giriş yapınız. Sitenizi ekleyerek doğrulayınız. Sitenizi doğruladıktan sonra, kötü amaçlı yazılım uyarısına tıklayarak, zararlı kodların bulaştığı sayfaları görün ve sayfalarınızdan zararlı kodları temizleyin. Sol menüden “Siteyi tekrar değerlendirme” seçeneğine tıklayın … Sitenizde bulunan zararlı kodları kaldırdığınızı ve tekrar değerlendirmelerini rica ediniz. Siteniz birkaç gün içinde saldırgan site olmaktan çıkarılacaktır. İyi çalışmalar.