Blog'dan Yazılar

Sizler için profesyonel yazarlarımız ile hazırladığımız makalelerimizi okuyun ve kendinizi geliştirin.

Inode Nedir? Inode Limiti Nedir?
Inode Nedir? Inode Limiti Nedir?
Dosya sistemlerinin temel parçaları olan inode’lar, kullanım limitlerine dair bir sorunla karşılaşılmadıkça varlıklarının farkına varılmayan, kendi halinde görevlerini yürüten yapılardır. Inode Nedir? Index node’un kısaltılmış hali olan inode dizin düğümü anlamına gelir. Inode’lar, dosya sisteminde perde arkasında çalışan küçük dizin dosyalarıdır. Web sitenize veya herhangi bir diske bir dosya yüklediğinizde, dosyayı oluşturan veriler birden çok blokta saklanır. Bu bloklar her zaman gruplar halinde düzenlenmez. Diskin farklı alanlarına dağılmış olabilirler:   İnode, dosya sisteminin diskteki verileri nerede bulacağını bilmesini sağlayan talimatları, dosyanın boyutları, sahiplikleri, izinleri gibi tanımlayıcı verileri içerir. Ayrıca dosya tipi, dosya erişim, silme ve değiştirme tarihleri, bağlantı sayısı gibi veriler de inode’larda depolanır. Linux ve diğer Unix benzeri işletim sistemleri, klavye, fare, yazıcılar, monitör, sabit disk, işlemler ve dizinler gibi her şeyi bir dosya olarak kabul ederler. Inode’lar, Linux dosya sistemi tarafından dosya üzerinde işlemleri tanımlamak ve gerçekleştirmek için kullanılır, dosyaların düzenlenmesine yardımcı olur. Linux sistemi, bir dosyayı adı ile değil, inode numarasıyla dahili olarak tanımlar. Bu aynı zamanda, farklı dosya adlarına sahip dosyaların aynı inode’u işaret edebileceğinden, birden çok sabit bağın korunmasını sağlar. Linux Hosting Ürünlerimizi İncelediniz mi? Inode kullanımının, WordPress web sitenizin sahip olduğu sayfa sayısının ötesine geçen birçok faktöre bağlı olduğunu unutmamak önemlidir. Örneğin, birçok özelleştirme seçeneği olan gelişmiş bir WP teması, bu ekstra özelliklerden herhangi birini kullanıp kullanmadığınıza bakılmaksızın yüzlerce veya binlerce dosyadan oluşur. Basit bir WordPress teması ise yalnızca 50 veya 60 dosya içerebilir. Sadece birkaç yüklü eklenti ve tema ile birkaç gönderi içeren basit bir WordPress web sitesi, genellikle 9.000 ila 13.000 inode kullanır. Her bir gönderide yaklaşık 3-5 görsel içeren, 250 post ve yaklaşık 30 eklentiye sahip bir blog ise yaklaşık 25.000 inode kullanır. Yalnızca tek bir sayfadan oluşan ve altı eklenti yüklü küçük bir işletme web sitesinin de 17.000 inode kullandığını söyleyebiliriz. Özetle, karmaşık bir temaya sahip bir web sitesi, basit bir temayı çalıştıran bir web sitesinden önemli ölçüde daha fazla inode gerektirebilir – ilkinde daha az gönderi ve sayfa olsa bile. Genel olarak, haftada birkaç kez yeni yayınlarla güncellenen amatör bir WordPress web sitesinin, birkaç yıl çalıştıktan sonra bile 35.000’den fazla inode gerektirmesi pek olası değildir. Inode Limiti Nedir? Ne İşe Yarar? Sistemdeki her dosyaya karşılık gelen bir inode bulunur. Büyük ya da küçük her bir dosya, dosya sisteminde tek bir inode kullanır. Bilindiği üzere web siteleri, sunucularda depolanan dosyalardan oluşur. Inode sınırı, sunucunuzda depolayabileceğiniz maksimum dosya ve klasör sayısını belirtir. Yani bir hosting şirketi inode sınırını 200.000 olarak belirttiğinde bu; web sitenizin 200.000’den fazla dosya ve klasör içeremeyeceği anlamına gelir. Herhangi bir sınırlama yoksa, sunucudaki tek bir kullanıcı nispeten az depolama alanı kullanırken mevcut tüm inodları kullanabilir. Çok sayıda küçük dosya oluşturmak veya kullanmak için tasarlanmış bir web sitesi bir sorun gibi görünmeyebilir. Çünkü, yüz binlerce küçük dosya çok az depolama alanı kaplar ancak çok sayıda inode tüketir. Yani bir klasörün çok fazla depolama alanı kullanması, inode kullanım sorununa neden olmayabilir: Sitenize uzun, yüksek çözünürlüklü bir video yüklerseniz, 100MB depolama alanı kullanmasına rağmen yalnızca tek bir inode kullanabilir. Bir barındırma hesabı, bir depolama alanı sınırına ulaşmadan önce inode sınırına ulaşabilir. Bir sunucudaki tek bir kullanıcının mevcut tüm inode’ları tüketmesini önlemek için inode kotaları mevcuttur. Genellikle, Inode limitinize yaklaşmaya başladığınızda, hosting sağlayıcınız size web sitenizin kullandığı dosya sayısını nasıl azaltacağınıza dair tavsiyeler içeren bir uyarı e-postası gönderir. Dosya sayısını azaltmayı başaramazsanız ve yine de sınırınızı aşarsanız, web siteniz siz şunları yapana kadar kapatılabilir: Inode’ları temizlemek için dosyaları silmek Daha yüksek Inode limitlerine sahip bir hosting planına geçmek Ayrıca web sitenize dair otomatik yedeklemelerinin alınması durdurulabilir. Son olarak bu konuda bilmeniz gereken bir diğer nokta da hosting firmalarının “sınırsız” depolama alanı vaadedetmelerinin ne yazık ki inode sınırının olmadığı anlamına gelmediğidir. Inode Temizleme İşlemi Nasıl Yapılır? Inode kullanımını azaltmanın tek yolu dosya kullanımını azaltmaktır çünkü klasör yapınız ne kadar karmaşıksa, o kadar çok inode kullanırsınız. Inode temizleme yollarını şu şekilde sıralayabiliriz: Kullanılmayan Dosyaları Silinİnode kullanımını azaltmanın ilk yolu kullanılmayan dosyaları, temaları ve eklentileri silmektir. Bir dosyayı sildiğinizde, inode’u da silinir. Güncel olmayan, gereksiz eklentilerin ve temaların her birinin inode kotanıza dahil olduğu ve sorunlara neden olabileceğini bilmelisiniz (Genelde aktif temanızın ve bir ana temanın kalması önerilir; çekirdek temayı yüklü ama devre dışı bırakarak, ortaya çıkabilecek sorunları giderme olanağınız olur). Sitenizin hızlı yüklenmesini sağlamak için eklenti kullanımını da düşük tutmaya çalışmalısınız. Bulut Depolamayı Kullanınİkinci en etkili yöntem, harici dosya depolama yöntemlerini kullanmaktır. Google, Amazon ve Microsoft gibi yüzlerce dev şirket bulut depolama sistemlerine sahiptir. E-postanızı Kontrol EdinInode kullanımı söz konusu olduğunda genellikle göz ardı edilen şey e-postalardır. Eğer bir e-posta pazarlama kampanyasında binlerce e-posta göndermek için kullandığınız bir e-posta hesabınız varsa ve “gönderilen” klasörünüzü temizlemediyseniz, bu e-posta hesabı binlerce inode’dan sorumlu olabilir. Hatta bir süredir kullanmadığınız bir e-posta hesabının spam klasöründe biriken yüzlerce hatta binlerce ileti de çok sayıda inode’unuz var anlamına gelebilir. Eski e-postaları veya büyük spam klasörlerini temizleyebiliyorsanız, çok fazla inode alanı boşaltabilirsiniz. Bloğunuzun süresi dolan önbelleğini düzenli aralıklarla temizleyin.Web sitenizi hızlandırmak ve performansı artırmak için harika işler çıkaran önbellek eklentileri aynı zamanda önemli bir inode fazlalığı da yaratırlar. ÖZET İlk kez web sitesi sahibi oluyorsanız, inode limiti hakkında endişelenmeniz gerekmeyebilir; sitenizin inode sınırlarını aşma tehlikesine sokacak kadar dosya içerme olasılığı düşüktür. Çoğu hosting sağlayıcısının inode limitleri de yeni başlayanların ilk birkaç yıl boyunca herhangi bir sorunla karşılaşma ihtimalinin olmamasını sağlayacak kadar cömerttir. Başlangıçta kaç inode’a ihtiyacınız olabileceğine karar vermek için yukarıda “İnode nedir?” bölümünde yer alan yaklaşık değerlere göz atabilirsiniz. Ancak büyük web sitelerine sahip deneyimli kullanıcılar ve aynı hosting şirketinde birden fazla web sitesini barındırmayı planlayanlar inode sınırlarını dikkate almalıdır.
Web Hosting Türleri ve Hosting Seçimi
Web Hosting Türleri ve Hosting Seçimi
Web hosting (web sitesi barındırma); web sitenizin içeriğinin kesintisiz internet bağlantısı bulunan, soğutma – güvenlik gibi önlemler altında sürekli çalışacak şekilde tasarlanmış bir sunucuda depolanmasına ve sitenizin Dünya’nın her yerinden günün her anında ziyaretçileriniz tarafından görüntülenmesine olanak tanıyan teknolojik altyapıya denir. Farklı amaç ve büyüklükteki web siteleri için farklı türde sunucu çözümleri bulunur. Hosting türleri adı altında listelediğimiz bu çözümlere ve hosting seçimi için anlamanız gereken terimlere göz atarak web sitenizin bilinçli kararlar üzerinde yükselmesini sağlayabilirsiniz. Hosting Türleri Web siteniz için atılması gereken en önemli adımlardan birinin doğru hosting seçimi olduğunu bilmelisiniz. Hosting türleri hakkındaki açıklamalarımız her birinin kendine özgü artılarını ve eksilerini öğrenmenizi, web sitenizin ihtiyaçları ve bütçeniz için en uygun hosting planını seçmenizi kolaylaştırmayı amaçlamaktadır: Paylaşımlı Hosting Yeni web sitesi sahiplerinin ihtiyaçları için oldukça makul bir seçenek olan paylaşımlı hosting bir çok web sitesinin tek bir sunucuyu kullanılması şeklinde tanımlanabilir. Bu hosting türünde sunucunun tüm kaynakları; üzerindeki web siteleri tarafından paylaşılır.   Düşük fiyatlı olması paylaşımlı hostingin en büyük avantajlarındandır, bir diğeri de teknik bilgi gerektirmemesidir. Özel (Dedicated) bir sunucuyla karşılaştırıldığında doğal olarak daha yavaş yükleme süreleri sunan paylaşımlı hosting, yüksek trafiği yönetme konusunda da en pahalı hosting çözümü olan dedicated sunucu kadar yeterli olamaz. Paylaşımlı hosting, sunucudaki bir web sitesinin, diğer sitelerin performansı üzerinde olumsuz etkisi yaratma ihtimalini taşır. Ancak paylaşımlı hosting; bloglar, kişisel siteler ve küçük işletmelerin basit web sitesi ihtiyaçları için yeterli ve hesaplı bir seçenektir. WordPress Hosting WordPress hosting; daha verimli ve daha güvenli WordPress siteleri için WordPress’e özel; sunucu yapılandırmaları, kolay kurulum ve müşteri hizmeti sunan bir hosting türüdür. WordPress Hosting Nedir? adlı yazımıza göz atarak kaliteli bir WordPress hosting hizmetinin neden paylaşımlı hosting planlarından çok daha avantajlı olduğunu anlayabilirsiniz. VPS- VDS Sanal sunucu türleri olan VPS ve VDS aslında paylaşımlı hostinge benzeyen ancak sanallaştırma teknolojisi ile kullanıcılara kaynak tahsisi vadeden bir hosting çözümüdür. Bir sanal sunucuda web sitenizi barındırdığınızda dedicated sunucuda çalışan bir web sitesine benzer imkanlara çok daha uygun fiyatlarla sahip olabilirsiniz. Pek çok kişi paylaşımlı hosting ile başlamayı ve daha sonra web sitesinin trafiği arttığında VPS’e, daha da yüksek verim için VDS’e geçmeyi tercih eder. VPS üzerindeki web siteleri performans açısından birbirlerini etkileyebilir. VDS’te bu yaşanmaz çünkü daha izole alanlarda web siteleri barındırılır. Bu nedenle VDS; e-ticaret siteleri veya hassas bilgiler toplayan siteler için güvenli ve yüksek performanslı popüler bir seçenektir. Sanal sunucuların önemli bir avantajı özelleştirme ve root erişimi sunabilmeleridir ancak iyi yapılandırılmış bir sunucu için teknik anlayış şarttır. Bulut tabanlı sanal sunucular yedekli yapıları nedeniyle en güvenilir sanal sunucu türleridir. VPS, VDS ve diğer hosting çözümlerinin karşılaştırılmasını içeren Sanal Sunucu Nedir? adlı yazımıza okumanız; hedeflerinize emin adımlarla ilerlemeniz açısından fark yaratabilir. Dedicated Sunucu Dedicated Sunucu da denen özel bir sunucuya sahip olmak, sitenizin trafik artışının veya diğer web sitelerindeki herhangi bir sorunun sitenizin performansını etkilemeyeceğini garanti eder çünkü sunucu üzerinde sizden başka kullanıcı bulunmaz. Bir sunucu bütünüyle sitenize adanmıştır. Dilerseniz kendinize ait birkaç siteyi ya da tek başına büyük bir siteyi barındırabilirsiniz. Güvenlik, esneklik ve performans açısından en üst seviyedeki hosting çözümüdür ancak maliyeti diğer seçeneklere göre daha yüksektir. Bu nedenle, dedicated sunucu için karar vermeden önce gerçekten bu ölçekte performans ve kontrol ihtiyacınızın olup olmadığından emin olmanız gerekir. Daha hızlı yüklenen sayfalar ve başka hiçbir hosting çözümünün vadedemeyeceği güvenlik gibi artıları bulunan dedicated sunucular; çok yüksek trafikli web siteleri için uygundur ve günlük trafiğinizden 30 kat fazla artışı rahatlıkla yönetebilir. Bulut Sunucu Bulut sunucu, birçok sunucunun bir ağ üzerinden birlikte çalışarak, yüksek sunucu kaynağı ihtiyacının karşılanması ve kesintisiz erişim için tasarlanmış son zamanların en popüler hosting çözümüdür. Bulut sunucularda CPU, RAM gibi kaynaklar çok sayıda sunucudan karşılanır ve bir web sitesinin yedekleri çok sayıda sunucuda tutulur. Bu yapı; bir sunucu arızası nedeniyle herhangi bir kesintide kümedeki bir diğer sunucunun görevi üstlenmesiyle web sitesinin erişilemez olma ihtimali ortadan kaldırır. Biraz pahalı olan ve teknik becerilere sahip olmanız gereken dedicated sunuculara göre oldukça ekonomiktir ve yönetimi kolaydır. Bulut sunucular ile diğer hosting çözümleri arasındaki karşılaştırmalarımızı Bulut Sunucu Nedir? adlı yazımızdan okuyabilirsiniz. Bayi Hosting Reseller hosting olarak da bilinen bayi hosting basitçe, bir hosting firmasından hosting hizmeti alıp kendi markanız, kendi belirlediğiniz fiyatlar ve özelliklerle hosting paketleri şeklinde kendi müşterilerinize satmak olarak açıklanabilir. Reseller hostingin büyük yatırımlar yapmak ve teknik donanımlarla uğraşmak zorunda kalmadan kısa sürede iş kurmak isteyenler ya da web hosting ihtiyacı olan niş müşteri tabanlarına ulaşabilecek olanlar için oldukça şık bir fırsat olduğunu söyleyebiliriz. Bayi hosting hakkında dikkat etmeniz gerekenleri anlatan kapsamlı yazımız, internetten para kazanmak isteyenler için yol gösterici olacaktır: Bayi Hosting Nedir? Bireysel ve Kurumsal Hosting Nedir ? Bireysel hosting genellikle sunucu kaynaklarının diğer web siteleri ile paylaşıldığı, uygun fiyatlı hosting paketleri için kullanılan genel bir terimdir. Çoğunlukla kişisel web siteleri ve bloglar tarafından tercih edilir. Küçük çaplı web siteleri bireysel hosting paketleri ile performansla ilgili sorunlar yaşamadan günlük yüzlerce hatta binlerce ziyaretçiyi ağırlayabilir. Kurumsal hosting ise işlemci, ram ve disk alanı açısından daha yüksek kaynaklara ihtiyaç duyan işletmelere ve şirketlere yönelik hosting paketleri için kullanılan bir terimdir. Genellikle günlük yedeklemeler, yüksek e-posta kotası gibi daha özel ihtiyaçlara odaklanarak işletmeleri desteklemeye çalışan hosting çözümlerini kapsar. Linux ve Windows Hosting Nedir ? Yukarıdaki tüm hosting türlerinde Windows ya da Linux işletim sisteminin yüklü olduğu sunucuları seçme olanağınız bulunur, aslında bu tercihte kullanmayı planladığınız dosya ve işlevlerin türü belirleyicidir. Bir web sitesi ASP, .NET, Microsoft Access veya Microsoft SQL Server dosyalarını kullanıyorsa, hosting hizmetinin Windows tabanlı olması gerekir. PHP, Perl, WordPress, MySQL gibi diğer tüm dosya türleri Linux tabanlı bir web sunucusunda çok daha kolay çalışır. Gerçekte bu dosyalar Windows hosting ile de çalışmaktadır, ancak Linux platformu özellikle bu veri türleriyle çalışmak için tasarlanmıştır. Linux açık kaynaklı olması, kararlılığı, hızı, daha ekonomik ve güvenli oluşu ile bilinir. Ancak sistemi mükemmel bir şekilde kurmak için, inceliklerini anlamanız gerekebilir. Buna karşılık Windows; kapsamlı konfigürasyon gerektirmeyen işlevsel bir sistem arayanlar için kullanım kolaylığı ile öne geçebilir. Bu konuda iki işletim sistemini karşılaştırdığımız Windows Hosting ve Linux Hosting Arasındaki Farklar adlı yazımıza göz atmanız tabloyu netleştirecektir. Hangi Hosting Paketini Seçmeliyim? Hosting paketleri; web sitenizin barınacağı sunucunun kaynaklarını ne ölçüde kullanacağınızı gösteren planlardır. Depolama alanı, bellek, işlemci gücü ve verileri aktarabilme hızı gibi bileşenlerden oluşur. Bu bileşenler aşağıdaki faktörlerde etkilidir: Verim: Sunucunuzun verileri işleme ve aktarma yeteneği, sitenizin sayfalarının ne kadar hızlı yüklenebileceğini belirler. Sitenizin ne kadar trafiği kaldırabileceği: Siteniz, kullandığınız sunucu kaynaklarını zorlayacak kadar fazla ziyaretçi alırsa, sunucu çökebilir. Bu, web sitenize bir süreliğine erişilememesi demektir ve itibar kaybı yaşamanıza neden olabilir. Maliyet: Bir hosting planı ne kadar çok kaynak sunarsa fiyatı o kadar yüksektir. Hosting planı seçerken sitenizin boyutu, amacı ve öngördüğünüz trafik miktarı belirleyici olacaktır. Ancak, hosting paketlerini araştırırken karşılaşma olasılığınızın en yüksek olduğu terimler hakkında fikriniz olması her şeyi kolaylaştıracaktır: SSD (Depolama Alanı) SSD, bilgisayarlarda, sunucularda depolamadan sorumlu olan donanım parçasıdır. SSD kapasitesi, web sitelerinizin maksimum boyutunu belirler. Genel olarak, hosting planlarında maksimum kapasite Gigabayt (GB) cinsinden listelenir. Medya dosyaları ve dinamik içerik gibi birçok faktör web sitenizin boyutunu etkiler. Ancak ortalama bir web sayfasının boyutu 2 MB’nin biraz altındadır. Web sitenizin toplam boyutunu tahmin etmek için, Pingdom Tools gibi bir platform kullanarak page size verisinden yola çıkabilir kendi ortalamanızı bulup sitenizdeki sayfa sayısıyla çarpabilirsiniz. Bant Genişliği (Trafik) Bant genişliği, bir sunucunun verileri aktarabildiği hızı ifade eder. Başka bir deyişle, web sitenizin içeriğini ziyaretçilere ne kadar hızlı gösterebileceğini belirler. Bant genişliğini geniş bir borunun belirli bir sürede ince olan bir borudan daha fazla su yani veri sağlamasına benzetebiliriz. Hosting planları, bant genişliğini trafik (ziyaretçi sayısı) şeklinde listeler. Çok büyük miktarda depolama alanınız olabilir, ancak bant genişliğinizin düşükse verileriniz yavaş aktarılır ve çok fazla trafik sunucunuzu zorlayabilir. Tıpkı depolama alanında olduğu gibi, sitenizin bant genişliği ihtiyacını da tam olarak belirlemek zordur. Sayfa görünümlerini Google Analytics gibi bir araçla izlemeniz gereksinimleriniz hakkında kabaca fikir edinmenizi sağlayabilir. RAM (Bellek) RAM, sitenizin barındığı sunucunun aynı anda birden çok isteği işlerken kullandığı kısa süreli belleği ifade eder. Hosting planlarında genellikle, GB cinsinden listelenir. Yüksek düzeyde trafik alan, çok sayıda dinamik öğe içeren ve WordPress, Drupal, Joomla gibi bir İçerik Yönetim Sistemlerini (CMS) kullanan siteler diğerlerinden daha fazla RAM’e ihtiyaç duyar. RAM’in tükenmesi sitenizde “500 Dahili Sunucu Hatası”na neden olabilir (500 Internal Server Error). CPU (İşlemci) CPU sunucunun beynidir ve sunucuda yerine getirilmesi gereken işlevleri gerçekleştirir. CPU genellikle iki veya daha fazla “çekirdeğe” sahiptir. Her bir ek çekirdek, işlem gücünde artış sağlayarak sunucunuzun daha fazla isteği işlemesini ve daha hızlı gerçekleştirmesini sağlar. Büyük veya karmaşık siteler için trafik dalgalanmaları ve yüksek hacimli komut dosyası istekleri, CPU’larınızı aşırı yükleyebilir ve sitenizde kesintilere neden olabilir. Genellikle, sitenizin trafik hacmi ve içerdiği dinamik öğelerin sayısı, kaç CPU çekirdeğine ihtiyacınız olduğunun en iyi göstergelerdir. Özet Sınırlı bütçe ile basit bir web sitesi oluşturmak isteyenler paylaşımlı hosting ya da WordPress hosting ile başlayıp sitelerinin trafiği arttığında orta ve daha büyük ölçekli web siteleri için önerilen sanal sunucu gibi daha verimli hosting çözümlerine yönelebilir. Kesintisiz erişim konusunda takıntılı olanlar ya da dönemsel trafik dalgalanmaları yaşayanlar bulut sunucu çözümlerini tercih etmelidir. Web siteleri için yüksek performans ve güvenlik arayışında olanlar, dedicated sunucu denen özel sunucuları seçebilir. Az maliyetle iş kurmak isteyen girişimcilerin hosting seçimi bayi hosting olmalıdır. Hosting seçimi yaparken yararlı olacağını düşündüğümüz bilgileri paylaşmaya çalıştık. Kararınızı netleştirmek isterseniz destek ekibimize danışarak hangi hosting türleri ile web sitenizin daha verimli olacağını öğrenebilirsiniz.
RDNS (PTR) KAYDI NEDİR ?
RDNS (PTR) KAYDI NEDİR ?
RDNS (Reverse Domain Name System) ters isim kaydı anlamına gelmektedir. PTR kaydı olarak da isimlendirilir.Rdns tanımlaması; hosting hizmeti aldığınız ya da sanal sunucu hizmeti aldığınız, kendinize ait bir sunucuyu barındırdığınız ya da kiralık sunucu hizmeti aldığınız ISP hizmeti veren firmalar tarafından yapılabilir..Bu kayıt işleminin yapılabilmesi için hangi ip adresine hangi ismin kayıt edilmesini istiyorsanız hizmet almış olduğunuz ISP firmasına bunu bildirmeniz gerekir. .Örneğin; 192.168.1.1 ip adresi için www.domain.com şeklinde bir Rdns kaydı yaptırmak istiyosunuz. ISP firmaya bu şekilde bildirim yaparsanız sizin ip adresiniz için gerekli kayıt işlemini yapacaklardır. RDNS kaydı yaptırmazsanız eğer; mail servisi hizmeti veren firmaların mail serverlarına mail gönderememe ihtimaliniz vardır.Firmaların birçoğu genellikle RDNS kayıtlarını kontrol ederken,bir kısmı ise SPF kayıtlarını kontrol etmektedir. Aslında DNS servisi olan tüm sunucularda RDNS girilmesi için kayıt imkanı bulunmaktadır fakat ana ip sağalayıcı kuruluşlar RIPE gibi ip tahsis edildiği zaman ip adresini kiralayan ISP lerin name server adreslerine bu RDNS kayıtlarının girilmesi için kayıt girerler ve bu yüzden sadece ISP ler bu kayıtları girebilmektedir.Eğer ISP firmanızdan size ait bir C Class ip adresi almışsanız, size ait ip adreslerinin RDNS kayıtlarını sizin vereceğiniz sunucudaki name server adreslerine yönlendirilmesini sağlayabilir ve kendiniz bu kayıtları girebilirsiniz. İyi çalışmalar.
IFRAME VİRÜS NEDİR?
IFRAME VİRÜS NEDİR?
Iframe Virüs Iframe virüs bulunan bir bilgisayardan herhangi bir sitenin FTP üzerinden dosyalarına giriş yapılırsa eğer girişi yapılan sitelerin index, default ve/veya tüm dosyalara zararlı bir Iframe kodu yerleştirir. Virüs, sitenize giren kullanıcıların bilgisayarlarına virüs bulaştırmayı amaçlamaktadır. Iframe Virüs Nasıl Bulaşır ? Saldırgan öncelikle güncel antivirus yazılımları ile korunmayan bilgisayarınıza bir virus bulaştırır. Bilgisayarınıza Bulaştırılan virüsun amacı bilgisayarınızdaki FTP Programında şifrenin saklandığı dosyayı ve/veya ftp şifrenizi çalmaktır . FTP bilgileri çalındıktan sonra, saldırgan dilediği zaman ftp girişi yapıp, sitenizin index.*, default.* veya tüm dosyalarınızın html taglarının arasına (genellikle sayfanın sonuna) iftame veya script tagı yerleştirir.Iframe tagı sayfanızın html tagları arasında gizlenir. Sayfanızı ziyaret eden kullanıcılara virus bulaştırmayı amaçlamaktadır. Iframe Virüsten korunmak için yapmanız gerekenler: FTP şifrenizi değiştiriniz. Bilgisayarınızda güncel bir antivirüs yazılımı kullanınız. FTP şifrenizi otomatik girişe ayarlamayın veya FTP girişlerinden sonra şifrenizi değiştiriniz. Iframe Virüsü sitenizdeki php, asp veya asp.net kod açıklarından bulaşmış olabilir. Iframe virüsü bulaşan bir site google arama souçlarında saldırgan bir site olarak gösterilir.Siteniz üzerindeki zararlı içerikleri temizledikten sonra saldırgan site uyarısını kaldırabilmek için aşağıdaki işlemleri yapmanız gerekir. http://www.google.com/webmasters/tools/ adresine giriş yapınız. Gmail hesabınız veya yeni bir hesap ile giriş yapınız. Sitenizi ekleyerek doğrulayınız. Sitenizi doğruladıktan sonra, kötü amaçlı yazılım uyarısına tıklayarak, zararlı kodların bulaştığı sayfaları görün ve sayfalarınızdan zararlı kodları temizleyin. Sol menüden “Siteyi tekrar değerlendirme” seçeneğine tıklayın … Sitenizde bulunan zararlı kodları kaldırdığınızı ve tekrar değerlendirmelerini rica ediniz. Siteniz birkaç gün içinde saldırgan site olmaktan çıkarılacaktır. İyi çalışmalar.
HOSTİNG NEDİR? NASIL SATIN ALINIR
HOSTİNG NEDİR? NASIL SATIN ALINIR
Türkçe tanımlamasıyla alan adı barındırma hizmeti şeklinde telaffuz edilen Hosting bir internet sitesinin de çalışması için özel olarak ayrılmış olan ana bir bilgisayardır. Her internet sitesi mutlaka bir hosting’ e bağlı olmak durumundadır. Hosting yani ana makinanın 7/24 açık olması gerekir. Aksi takdirde sitenize gelen ziyaretçiler sitenizdeki bilgilere erişemez. Sunucular yalnızca web sitesi için değil aynı zamanda maillerinizi de kontrol edebilmeniz ve alabilmeniz içinde gereklidir. kesintisiz bir hizmet ve trafik ancak iyi bir hosting sayesinde mümkün olacaktır. Hostinglerin sorunsuz bir şekilde çalışıyor olması önemli bunun içinde Datacenter denilen ve içinde binlerce sunucuyu barındıran yapıların olması gerekir. Bu sistemin kurulması öyle basit değildir bunun için kesintisiz elektrik sağlanabilmesi için jeneratörler, klimalar gereklidir. Bu alan mühendisler tarafından sürekli olarak kontrol altında tutulur ve her şeyin de yedekli olması sağlanmalıdır. Hosting Çalışma Mantığı Nedir? Hosting hizmetinin alınmasının mantığında alan adı vardır. Yani internete giren bir kullanıcı alan adını arama motoruna yazdığında o domainin karşılık geldiği isme gider ve sistem çalışmaya başlar. Hosting alınırken de dikkatli hareket etmek gerekir. Örneğin firmanın genel özellikleri ve desteği önemli bir konudur. Bunun yanı sıra sunucunun da hızının iyi olması gerekir. Hızı iyi olmayan bir sunucunun sitenize faydasından çok zararı olacaktır. Tüm bu işlemler doğrultusunda internette başarılı bir yayın yapmak isteniyorsa kaliteli bir hizmet almak şarttır. Hosting Satın Almak İçin Neler Gereklidir www.aktifhost.net internet sitemiz üzerinden ihtiyacınıza uygun hosting paketini alarak, havale ya da kredi kartı ile ödeme yapabilirsiniz. Ödeme akabinde hosting paketiniz aktif olmakta ve mailinize gelen bilgiler ile hostinginize giriş yaparak sitenizi kurabilirsiniz.
WORDPRESS AÇILIŞ HIZI VE ETKİ EDEN FAKTÖRLER
WORDPRESS AÇILIŞ HIZI VE ETKİ EDEN FAKTÖRLER
Wordpress sitelerinde en çok sıkıntı yaşanan durumların başında sitenin açılış hızı geliyor. Bir internet sitesinin hızını düşüren ve artıran bir takım faktörler vardır. Bizde bu makalemizde sitenizin açılış hızına etki eden faktörler hakkında bilgiler vermek istedik. Önbellek Eklentisi Öncelikli olarak siteniz üzerinde bir önbellek eklentisi kullanmalısınız. Eğer ki zaten kullandığınız bir eklenti varsa onu yenilemeniz gerekir. Önbellek eklentisi kullanmaktaki amaç ise sunucuya gönderilen yükün daha hafifletilmesidir. İnternet sitenize gelen bir kullanıcı sitenizi görüntülerken sunucudaki RAM ve CPU kaynaklarından tüketir. Bu durumda sitenizin açılış hızına etki eder. Sitenizdeki Görseller İnternet siteniz içerisinde bulunan görsellerin sayfanın yüklenmesine etkisi fazladır bunun içinde kullandığınız görselleri sıkıştırmanız sitenizin sayfa açılışını hızlandıracaktır. Bu bir program aracılığı ile ya da WP eklentisi üzerinden yapabilirsiniz. Gereksiz Eklentiler Her yeni bir eklenti sitenizin açılış hızını düşürecektir. Bunun içinde yalnızca sitenizin ihtiyacı olan eklentilerin yüklenmesine dikkat etmelisiniz. Bunu anlayabilmek içinde tüm eklentileri etkisizleştirdikten sonra teker teker kontrol ederek aktif hale getirin. İşe yaramayan eklentileri bu sayede tespit edebilir ve kaldırabilirsiniz. Veri Tabanı Wordpress sistemi veri tabanında gereksiz bilgileri de tutabiliyor. Bunun en basit örneği olarak taslakları gösterebiliriz. Dolayısıyla veri tabanınızda bulunan gereksiz bilgileri zaman zaman temizlemeniz gerekiyor. Bunu nasıl yapabilirim derseniz SQL eklentileri mevcut ancak başlarken mutlaka sitenizin yediğini almanızı tavsiye ediyorum.
EN İYİ WORDPRESS CACHE EKLENTİLERİ
EN İYİ WORDPRESS CACHE EKLENTİLERİ
Wordpress cache eklentilerinin sitenizin hızlı açılmasını sağladığını biliyorsunuz. Bunun içinde bu konuya değinmek yerine direk olarak internet sitesi yayıncılarının en çok kullanmış oldukları WP cache eklentileri konusunda bilgi verelim. W3 Total Cache W3 Total Cache sitenizin açılış performansının iyi derece de artıracaktır. Piyasa da bulunan en iyi eklentilerden birisi olarak bilinir ve özellikle de yeni başlayanlar için önerilir. Eklentinin özel ayarları da bulunuyor. Örneğin code ve resimleri çekebiliyorsunuz. WP Super Cache WP kullanıcıları için ideal eklentilerden birisi de Super Cache’dir. Kullanılması ve de yapılandırması oldukça basit eklentiyi yüklediğinizde olması gerekenlerin tamamı ayarlı bir şekilde geliyor ve sizin işiniz daha da kolaylaşmış oluyor. Eklenti için söyleyeceğimiz şey kullanıcı dostu ve oldukça popüler. Fresh Performance Cache Fresh Performans eklentisi Premium önbellek eklentisiyle birlikte indiriliyor. Basit bir ara yüzü mevcut güzel olan tarafı ise reklamlarla karşılaşmak zorunda kalmıyorsunuz. Eklenti ile birlikte CS ve JavaScript dosyalarınızı küçültebiliyorsunuz. Eklentiyi güncelleme imkanınız a var. Wp-Roket Wp Rocket oldukça kullanışlı ve faydalı eklentilerin başında geliyor. Ve kalitesi de ispatlanmıştır. Bu eklentiyi sitenize yüklediğiniz de ziyaretçilerinize daha hızlı bir site sunabilirsiniz. Eklentinin GZIP sıkıştırması, CDN, Google font optimizasyonu, DNS prefetching gibi pek çok avantaj sağladığı biliniyor. Hyper Cache Ücretsiz ve etkili olan bir eklentidir. Dünya genelinde 60 bin’den fazla kişi bu eklentiyi kullanıyor. Çok basit bir şekilde kurulabilir ve ayarlanabilir olması kullanımını artırmış. Yukarıda sizlere 5 tane Wordpress Cache Eklentisi hakkında bilgi verdik. Ancak daha sayılabilecek başarılı eklentiler de var. Bunun için wordpress eklenti kütüphanelerine bakabilirsiniz